YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1200
KARAR NO : 2012/17534
KARAR TARİHİ : 16.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/05/2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitiyle ödenmeyen aylıklara ilişkin alacağın saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı kurum tarafından kabul edilen hizmet sürelerine ek olarak 20.4.1982 – 1.4.1988 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalı sayılarak, 1.5.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, birikmiş aylıklara tahakkuk edecek faiz hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davanın kabulü ile davacının Kurumca kabul edilen sürelerin yanı sıra 20.4.1982 – 1.4.1988 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalı kabul edilmesi gerektiğine, davacıya 1.5.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ve bağlanacak aylıklara tahakkuk edecek faiz alacağı hakkının saklı tutulmasına karar vermiştir.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı Kanunun 24. maddesi ilk halinde sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunun da arandığı, bu kuruluşlara kayıt tarihinin sigortalılığın başlangıcı yönünden yasal karine kabul edildiği, 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Kanuna göre …’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunun kaldırıldığı, sadece Kanunun temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşması için yeterli görüldüğü, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanunun bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngördüğü, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul ettiği, nihayet 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Kanuna göre, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağı belirtilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 5.3.1982 – 5.11.1983 tarih aralığında askerlik yaptığı, 20.1.1978 – 1.2.1981 tarih aralığında tamircilikten, 1.4.1988 – 27.12.1991 tarih aralığında da minibüs işletmeciliğinden dolayı vergi kaydının bulunduğu, 16.1.1989 – 15.12.1998 tarih aralığında şoförler ve otomobilciler odası kaydının, 13.2.1996 tarihinde başlayıp devam eden … kaydının ve 19.1.1989 – 7.4.2009 tarih aralığında … ve … kaydının olduğu, 24.4.1978 tarihinde başlayan … kaydının 5362 sayılı Kanun uyarınca 10.8.2005 tarihinde resen silindiği, 2.2.1996 tarihinden itibaren limited şirket ortaklığı ile ticaret sicil kaydının olduğu, 15.4.1992 tarihli … giriş bildirgesi ile davacının 1.4.1982 tarihi itibari ile tescilinin yapıldığı, davacının 1.4.1992 tarihinden 1.3.1999 tarihine kadar düzenli şekilde, sonra da 15.8.2008, 24.3.2009 ve 2.4.2009 tarihlerinde prim ödemesi yaptığı, 2.4.2009 tarihi itibari ile prim borcunun olmadığı, davacının 24.4.1978 – 10.8.2005 tarih aralığındaki Salihli Madeni Sanatkarlar Odasındaki kaydının Kurumca usulüz kabul edilerek sigortalılıkta dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacının 24.4.1978 tarihinde başlayıp 10.8.2005 tarihinde sona eren … kaydını geçerli saymanın doğru olduğu, ancak davacının 5.3.1982 – 5.11.1983 tarih aralığında askerlik yapması karşısında, … sigortalılığının bu tarih aralığındaki bir tarih olan 1.4.1982 tarihinde başlatılmasının doğru olmadığı, askerliğini bitirdiği 5.11.1983 tarihinden 31.3.1985 tarihine kadar … sigortalılığın başlayabilmesi için 1479 sayılı Kanunun 2654 sayılı Kanun ile değişik 24. maddesi uyarınca gelir vergisi mükellefi olma şartının arandığı, bu tarih aralığında gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olmanın yeterli olduğu, vergi kaydı 1.2.1981 tarihinde sona erdiğinden ve vergiden muaf olduğuna dair delil bulunmadığından davacının 21.3.1985 tarihine kadar … sigortalılık şartlarını taşımadığı, 22.3.1985 tarihinden sonra … sigortalılığın başlayabilmesi için 1479 sayılı Kanunun 3165 sayılı Kanun ile değişik 24. maddesi uyarınca vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunmasının yeterli olduğu, davacının geçerli bir oda kaydının olması karşısında … sigortalılığının 22.3.1985 tarihinde başlaması gerektiği anlaşılmıştır.
Ayrıca; her ne kadar davacı prim borçlarını ödemiş olsa da, davacının 1.4.1982 sigortalılık başlangıcında, sigortalılık için gerekli şartları taşımaması karşısında M.K. 2 maddeye göre 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunu kabul etmek veya başlangıçta gerekli şartları taşımadığından sonradan ödenen primlere göre geçmişe yönelik isteğe bağlı sigortalı kabul etmek de doğru değildir.
Yapılacak iş; davacının … sigortalılığını bu açıklamalar doğrultusunda tekrar değerlendirerek tespit etmek ve tespit edilen verilere göre yaşlılık aylığının şartlarınının oluşup oluşmadığını araştırmak ve çıkan sonuca göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16/10/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.