YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12821
KARAR NO : 2011/8061
KARAR TARİHİ : 13.10.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, maluliyet oranının tespitiyle, almakta olduğu maluliyet aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacıya 506 sayılı Yasa’nın 60/C-b bendi ve Geçici 87.maddesine göre vergi indiriminden yararlanmaya hak kazandıran sakatlığı bulunması nedeniyle bağlanan yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum kararının iptali ile yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava açıldıktan sonra davacıya yaşlılık aylığı bağlanması nedeniyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren ödenmesi gerektiğine yönelik davacının istemi hakkında bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
506 sayılı Yasa’nın 60/C-b bendine göre “Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılardan; ilgili mevzuatı uyarınca, I. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, II. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onsekiz yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4000 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, III. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az yirmi yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4400 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar “
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “sakatlık indirimi” başlıklı 31.maddesine göre ” Çalışma gücünün asgari % 80’ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece sakat, asgari % 60’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece sakat, asgari % 40’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece sakat sayılır ve aşağıda sakatlık dereceleri itibariyle belirlenen aylık tutarlar, hizmet erbabının ücretinden indirilir.
Sakatlık indirimi;
Birinci derece sakatlar için 440.000.000 lira,
İkinci derece sakatlar için 220.000.000 lira,
Üçüncü derece sakatlar için 110.000.000 liradır.
Sakatlık derecelerinin tespit şekli ile uygulamaya ilişkin esas ve usuller Maliye, Sağlık ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarınca bu konuda müştereken hazırlanacak bir yönetmelik ile belirlenir.
Devlet Bakanlığı ( Özürlüler İdaresi Başkanlığı ) tarafından hazırlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik 16.12.2010 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
Öte yandan, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388/son maddesi gereğince, hüküm kısmında istek sonuçlarından her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olayda, Kütahya Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu’nun 20.6.2006 tarih ve 2371 sayılı raporu ile sol alt exremitede kısalık ve polio sekeli nedeniyle çalışma gücünü % 40 oranında yitiren davacıya 1.12.2006 tarihinden geçerli olmak üzere 506 sayılı Yasa’nın Geçici 87/a maddesine göre yaşlılık aylığı bağlandığı, aynı Hastanenin 21.6.2007 tarih ve 3722 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile davacının çalışma gücünü % 40 oranında yitirdiği belirtilmesine rağmen Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu kararı ile davacının çalışma gücünü % 39 oranında yitirdiğinin belirlenmesi üzerine davacıya bağlanan yaşlılık aylığının 20.6.2007 tarihi itibariyle kesildiği, itiraz üzerine aynı kurulun bu kez çalışma gücü kaybını % 28 olarak belirlediği, davacının başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucunda Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulunca davacının çalışma gücünü % 40 oranında yitirdiğinin anlaşılması üzerine davacıya 21.1.2011 tarihinden itibaren yeniden aylık bağlandığı, bu nedenle de aylığın kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptaline yönelik davacı isteminin konusunun kalmadığı anlaşılmakta ise de davacının çalışma gücü kaybı oranının aylığın kesilme tarihi olan 20.6.2007 tarihi itibariyle azalmadığı anlaşılmakla; yaşlılık aylığının, kesilme tarihinden itibaren yeniden bağlandığı tarihe kadar ödenmesi gerektiğinin de tespitine karar verilmesi gerekirken HUMK’un 388.maddesine aykırı olarak davacının bu istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.