Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/1323 E. 2012/16429 K. 03.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1323
KARAR NO : 2012/16429
KARAR TARİHİ : 03.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVALILAR :

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/07/1996-10/07/2002 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 01.07.1996-10.07.2002 tarih aralığında davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Öte yandan anılan madde gereğince çalışmaların tespit ve sigortalı hizmet olarak değerlendirilebilmesi için çalışmaların 506 sayılı Kanun’un 2. maddesi anlamında hizmet akdine dayalı olarak geçmesi koşuldur
Somut olayda uyuşmazlık öncelikle davalı işveren ile davacı arasında hizmet akdi ilişkisi olup olmadığı ; davacının, davalıya ait işyerindeki çalışmalarının hangi tarihte gerçekleştiği noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için “sigortalı” , “işveren”, “hizmet akdi”, kavramlarının tartışılması gerekir.
506 sayılı Kanun’un 2. maddesinde bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu kanuna göre sigortalı sayılacakları, 4. maddesinde bu kanunun uygulanmasından 2. madde de belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişilerin işveren olduğu bildirilmiştir.
Olayda sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için sigortalılık niteliğini edinmenin koşulları üzerinde durulmalıdır. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için kural olarak hizmet akdinin çalıştırılana yüklediği edim işverene ait işyerinde görülmeli, çalıştırılan 506 sayılı Kanun’un 3. maddesinde belirtilen sigortalı sayılmayan kişilerden olmamalıdır.
Hizmet akdi; iş sahibi ile işçi arasında yapılan belli veya belli olmayan bir süre içinde görülen iş karşılığı ücret ödenmesini gerektiren bir sözleşmedir. Hizmet akdinin unsurları;
1-Hizmetin belirli veya belirli olmayan bir zaman içinde görülmesi,
2-Hizmet akdinin konusu olan edimin işverene ait işyerinde yerine getirilmesi
3-Edimin ifası sırasında işverenin denetim ve gözetimi altında bulunması
4-Edimin ücret karşılığında yapılması ve ücretin zaman esası üzerinden saptanmasıdır.
Ücret zaman itibariyle olmayıp yapılan işe göre verildiği takdirde dahi belirli ya da belirli olmayan bir zaman için alınmış veya çalışılmış oldukça hizmet akdi yine mevcuttur.
Hizmet akdinde emir ve talimat yetkisi işçinin çalışma yerinin, işe başlangıç ve sona eriş saatinin işverence tespiti biçimindedir.
Hizmet akdinin belirleyici ve ayırıcı unsurları zaman ve bağımlılıktır. Zaman ve bağımlılık unsurlarını birlikte gerçekleştirecek biçimde çalışmanın varlığı halinde aradaki ilişkinin hizmet akdine dayalı olduğunun kabulü gerekir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya ait sigortalı hizmet cetvelinde davacının dava konusu edilen dönemde başka yerde çalışmasının olmadığı görünmektedir. Dava konusu dönemde çalışan işçilerin tamamını ve tüm dönemi gösterir şekilde … Kurumundan dönem bordrolarının celp edilmediği, komşu işyeri ve çalışanlarının belirlenerek dinlenmediği anlaşılmaktadır
Yapılacak iş; yukarıdaki açıklamalar ışığında öncelikle … Kurumundan dönem bordroları celp edilerek, aralarından belirlenecek kişilerin tanık olarak dinlenmesi, komşu işyerinde çalışanlar, olmadığı takdirde işyeri sahipleri belirlenerek davacının çalışmasının şekli ve süresi sorularak , taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdi olup olmadığı, çalışma süresi araştırılıp, çıkacak sonuca göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … San. Tic. A.Ş. Ve … San Tic A.Ş.’ne iadesine 03/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.