YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1328
KARAR NO : 2011/965
KARAR TARİHİ : 10.02.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, resen tahakkuk ettirilen işçilik oranı ek prim ve gecikme zammının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde mahkemenin yetkisizliğine karar vermiştir.
Hükmün taraf vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve özellikle davalı … vekilinin vekaletnamesinde temyizden feragate ilişkin yetki bulunmadığı gibi, Kurumun Başkanlığı’ndan bu hususta usulüne uygun bir “olur” alındığına ilişkin belge de sunulmamasına göre, davalılardan Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının temyizine gelince; Dava, hukuki nitelikçe, eksik işçilik bildirimine dayalı olarak Kurumca resen tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammından dolayı, davacı işverenin Kuruma karşı borçlu olmadığının tesbiti ile ölçümleme işleminin iptali istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasa’nın 4958 sayılı Yasa ile değişik 79. maddesidir.
Öncelikle, aynı yasanın 80/6.maddesi hükmünde öngörülen, alacaklı Sigorta Müdürlüğü’nün bulunduğu yer İş Mahkemesinin yetkisine ilişkin kesin yetki kuralının uygulanabilmesinin yasal koşulu, uyuşmazlığın, Kurum alacaklarının takip ve tahsiline ilişkin olarak 6183 sayılı Yasa’nın uygulanmasından doğmuş bulunmasıdır.
Davacı işverenin, eksik işçilik bildirimi nedenine dayalı olarak Kurumca resen tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammından dolayı Kuruma karşı herhangi bir borcu bulunmadığının tesbiti ve ilgili itiraz komisyonunun davacının bu konudaki itirazının reddine ilişkin kararının iptali istemiyle açılan iş bu davaya konu uyuşmazlığın, Kurum alacağının takip ve tahsilinde, 6183 sayılı Yasa’nın uygulanmasından kaynaklanmamış bulunması karşısında, yetkili mahkemenin, 506 sayılı Yasa’nın 134. maddesinde bu konuda açıklık olmaması nedeniyle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun yetkiye ilişkin genel hükümleri içeren 9. ve 17. maddeleri gözetilerek belirlenmesi gerekir.
Hal böyle olunca, davada Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 9. maddesi hükmü gereği olarak, davalı …’nın bulunduğu yer mahkemesi olan Ankara İş Mahkemesi yetkili ve görevli olup, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, alacaklı sigorta müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğundan bahisle, dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.