Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/13306 E. 2011/9407 K. 02.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13306
KARAR NO : 2011/9407
KARAR TARİHİ : 02.11.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 15.2.2003 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Mahkemenin 7.5.2008 tarihli kararına yönelik temyiz itirazları Dairemizin 6.10.2009 günlü kararı ile reddedilmekle hakkında hüküm kesinleşen …Sınai Tesisleri AŞ’nin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan reddine,
2-Davalılardan Sosyal Sigortalar Kurumu’nun temyizine gelince;
Dava, 15.2.2003 tarihinde …’da meydana gelen ve davacının %30 maluliyeti ile sonuçlanan zararlandırıcı olayın iş kazası olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, 7.5.2008 tarihli karar ile “davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen iş sözleşmesine göre işverenin iş kazasının tüm sonuçlarından sorumlu olacağının kararlaştırılmasına rağmen, işverenin, davacının kısa vadeli sigorta kolları kapsamına alınması amacıyla Kuruma başvurusunun bulunmamasının davacının Anayasal haklarını ihlal ettiği ” gerekçesiyle davanın Kurum yönünden kabulü ile ” davacının …’daki işyerinde 15.2.2003 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine” karar verilmiş, anılan kararın Dairemizin 06.10.2009 günlü kararı ile ” davacının davalı işverenin yurtdışında …’da bulunan işyerinde çalışmakta iken zararlandırıcı olaya maruz kaldığına ve … ile Türkiye arasında Sosyal Sigortalar Kurumu’nu yükümlülükler altına sokan Sosyal Güvenlik Sözleşmesi bulunmadığına ve topluluk sigortası iş kazasını kapsamadığına göre olayın Sosyal Sigortalar Kurumu yönünden iş kazası sayılması mümkün değildir ” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılamada Dairemizin bozma kararına direnilerek 22.7.2010 günlü karar ile önceki gerekçe yanında davacının 506 sayılı Yasa’nın 7.maddesi kapsamında geçici olarak …’a gönderilmesi nedeniyle olayın Sosyal Sigortalar Kurumu yönünden iş kazası sayılmasına karar verilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27.4.2011 gün ve 2011/21-48 Esas, 2011/226 Karar sayılı kararı ile “yerel mahkemece direnme olarak adlandırılan kararda, önceki gerekçeden tamamen farklı bir gerekçeyle, “çalışılan ülke ile sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmaması veya topluluk sigortası olmaması halinde kişinin 506 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca geçici görevle yurtdışına gönderilmesi durumunda zorunlu sigortalı kabul edilmesinin mümkün olduğu” gerekçesine dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle temyize konu kararın direnme kararı olmayıp, Özel Daire bozmasına konu önceki karardan tamamen farklı, Özel Dairenin incelemesinden ve denetiminden geçmemiş olan tamamen yeni bir gerekçeye dayalı, yeni bir hüküm niteliğinde olduğu ” belirtilerek davalı … (Devredilen SSK) vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Davacı …’nin … Acar Özerk Cumhuriyeti’ndeki işyerinde davalı şirketin işçisi olarak çalışmakta iken 15.02.2003 günü işyerine ait tünel inşaatında tavandan kavlak düşmesi sonucu yaralandığı bildirilen olayın davalı işveren yönünden “iş kazası” olduğu tartışmasızdır. Uyuşmazlık olayın, Sosyal Sigortalar Kurumu yönünden 506 sayılı Yasa’nın 11. maddesine göre “iş kazası” sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa’nın 86.maddesinde SGK’nun 2.ve 3.maddelere göre sigortalı bulunmayanların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca onanacak genel şartlarla(iş kazalarıyla meslek hastalıkları), (hastalık) ,(analık), (malullük,yaşlılık ve ölüm) sigortalarından birine,birkaçına veya hepsine toplu olarak tabi tutulmaları için,işverenlerle sözleşmeler yapabileceği bildirilmiştir.
Davacı ile davalı şirket arasında yapılmış İş ve İşçi Bulma Kurumu tarafından onaylı hizmet sözleşmesinde, davacının davalı şirketin …’daki işyerinde çalıştırılması kararlaştırılmış ve sosyal güvenliğinin uzun vadeli sigorta kollarında topluluk sigortası ile sağlanması öngörülmüş, kısa vadeli sigorta kolları (iş kazası ve meslek hastalıkları dahil) topluluk sigortası kapsamı dışında bırakılmıştır. Dosya içeriğinden de, yurt dışında çalışmakta iken kazaya maruz kalan işçinin iş kazası ve meslek hastalıklarına karşı topluluk sigortası yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Kamu hukuku alanına giren sosyal güvenlik hukukunun hizmet akdiyle çalışanlar yönünden başlıca kaynağını oluşturan 506 sayılı Yasa Sosyal Sigortalar Kurumu’na yükümlülükler getiren bir sosyal güvenlik sözleşmesi veya topluluk sigortası bulunmadığı takdirde kural olarak Türk Milli sınırları içerisinde ve Türkiye’de tescilli işyerleri ve işverenler ile yasa kapsamındaki işçiler için uygulanabilir. Başka bir anlatımla, 506 sayılı Yasa’nın uygulama alanı devletin hükümranlık sahası ile sınırlı olup, ülke sınırları dışında uygulanamaz.
506 sayılı Yasa’nın ülke dışında meydana gelen sigorta olaylarında uygulanabilmesi Sosyal Sigortalar Kurumu’na yükümlülükler getiren sosyal güvenlik sözleşmesi veya kısa vadeli sigorta kollarını da kapsayan topluluk sigortaları bulunması halinde mümkün olabilir. Somut olayda, davacının davalı işverenin yurtdışında …’da bulunan işyerinde çalışmakta iken zararlandırıcı olaya maruz kaldığına ve … ile Türkiye arasında Sosyal Sigortalar Kurumu’nu yükümlülükler altına sokan Sosyal Güvenlik Sözleşmesi bulunmadığına ve topluluk sigortası iş kazasını kapsamadığına göre olayın Sosyal Sigortalar Kurumu yönünden iş kazası sayılması mümkün değildir.
Öte yandan, mahkemece 506 sayılı Yasa’nın 7.maddesinde yer alan ” İşveren tarafından geçici görevle yabancı ülkelere gönderilen sigortalıların bu kanunda yazılı hak ve yükümleri bu görevi yaptıkları sürece de devam eder ” hükmü gereğince davacının kaza tarihinde yurt dışında geçici görevle bulunması nedeniyle 15.02.2003 günü meydana gelen olayın davalı Kurum yönünden de iş kazası sayılması gerektiği belirtilmiş ise de davacı davalı işveren tarafından T.İş Kurumu aracalığıyla 24.1.2003-23.1.2004 tarihleri arasındaki 1 yıllık süreli iş sözleşmesi ile …’a götürüldüğü ve iş kazası sigorta kolunu kapsamayan topluluk sigortası kapsamında 24.1.2003 tarihinde Kuruma intikal eden sigortalı işe giriş bildirgesine göre davacının … sicil numaralı davalı … Tesisleri AŞ’ne ait Gürcistandaki işyerinde çalışmaya başladığı davacının bu tarihten önce bu işyerinde sigortalı çalışmasının bulunmadığı sabittir. Bu nedenlerle davacının 15.02.2003 kaza tarihinde 506 sayılı Yasa’nın 7.maddesine göre işvereni tarafından geçici görevle yabancı ülkelere gönderilen sigortalı niteliğinde bulunmadığı anlaşılmakla olayın Sosyal Sigortalar Kurumu yönünden iş kazası sayılması mümkün değildir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular gözetilmeden dava konusu olayın Sosyal Sigortalar Kurumu yönünden de iş kazası sayılması sonucunu doğuracak biçimde yazılı olduğu üzere karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Mahkemenin 7.5.2008 tarihli kararına yönelik temyiz itirazları Dairemizin 6.10.2009 günlü kararı ile reddedilmekle hakkında hüküm kesinleşen …Sınai Tesisleri AŞ’nin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan reddine, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … yararına BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı … Tesisleri Aş’ye iadesine,02.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.