YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13445
KARAR NO : 2012/18566
KARAR TARİHİ : 02.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün , davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazasına uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, davanın kısmen kabulü ile, 15.571.84 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 02.01.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı taraftan alınıp, davacı tarafa verilmesine ve 30.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 02.01.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı taraftan alınıp, davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar vermiştir.
Davacının iş kazası sonucu %6 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda, davalı işverenin %80, davacı işcinin %20 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23/06/2004, 13/291-370 )
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen 30.000,00 TL manevi tazminat fazladır.
Kabule göre ise;
HMK‘nun 26. maddesi gereğince hakim, kural olarak tarafların talep sonuçları ile ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Somut olayda davacının ıslah dilekçesinde, maddi tazminat olarak ıslah ettikleri 5.571,84 TL’ye dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep ettiği, ıslah edilen 5.571,84 TL’ye olay tarihinden itibaren faize ilişkin bir talebi bulunmadığı halde HMK 26. maddesine aykırı olarak talep aşılmak suretiyle ıslah edilen bu miktarı da kapsayacak şekilde 15.571.84 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 02.01.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş olması da hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 02.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.