Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/1382 E. 2012/18682 K. 05.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1382
KARAR NO : 2012/18682
KARAR TARİHİ : 05.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/01/2002-13/12/2004 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalılardan Sosyal Güvenlik Kurumu ve … vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalı Kurum ve davalı …’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının davalı işyerinde 05.07.2000 – 13.12.2004 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacının 01.01.2002 – 30.03.2002 arası 90 günlük 7.400.025- TL, 01.04.2002 – 30.06.2002 arası 90 günlük 9.262,400- TL, 01.07.2002 – 30.12.2002 arası 180 günlük 10.919,443-TL, 01.01.2003-30.03.2003 arası 90 günlük 10.919,443-TL, 01.04.2003-30.04.2003 arası 30 günlük 13.103.302-TL, 16.08.2003 – 30.12.2003 arası 135 günlük 15.267,194-TL, 01.01.2004-30.06.2004 arası 180 günlük 18.321,000-TL, 01.07.2007 – 13.12.2004 arası 163 günlük 14.805,000-TL brüt kazançla belirtilen gün ve ücretlerle davalı işveren yanında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davanın ilk olarak davalı …’a karşı açıldığı, daha sonra davacı vekilinin 17.11.2009 havale tarihli dahili dava dilekçesine istinaden davalı …’ın davaya dahil edildiği, 2003 yılında işyerinin davalı … adına kayıtlı olduğu, davalı …’ın işyerini 11.08.2004 – 2020 tarihleri arasında davalı …’a kiraya verdiğine dair kira sözleşmesinin bulunduğu, ayrıca davalıların aralarında işyeri ile ilgili olarak adi ortaklık hükümlerinin geçerli olduğuna dair 22.10.2003 tarihli noter onaylı sözleşme yaptıkları, bu sözleşmeyi 18.08.2005 tarihinde feshettikleri ve aynı tarihte davalı …’ın işyerini davalı …’a devrettiği, davalılar tarafından davacı adına düzenlenmiş herhangi bir işe giriş bildirgesi ve Kurum’a bildirilmiş çalışma bulunmadığı, 2003/1-2. dönem bordrolarının dosya arasında mevcut olduğu, davacının davalı …’a karşı 22.12.2004 tarihinde aynı mahkemede işçilik alacaklarına ilişkin açtığı davada; bilirkişinin davacının 01.02.2002 – 13.12.2004 tarihleri arasında çalıştığını esas alarak işçilik alacaklarını hesaplandığı ve mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulü ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücreti ile yıllık ücretli izin alacağına hükmedildiği, kararın tarafların temyizi olmadan 05.08.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda; davacının 01.01.2002 – 13.12.2004 tarihleri arasında hükümde belirtilen sürelerde davalı yanında çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Oysa ki davada tek bir davalı değil iki davalı vardır. Davalılar arasında da davacının çalışmalarının geçtiğini iddia ettiği işyerinin işletilmesi ve devrine ilişkin noter huzurunda imzalanan sözleşmeler olduğu açıktır. Bunun yanısıra yine aynı mahkemece davacının aynı işyerinde geçen çalışmaları nedeni ile davalı … hakkında işçilik alacaklarına ilişkin olarak açtığı davada bilirkişi davacının 01.02.2002 – 13.12.2004 tarihleri arasında çalıştığını esas almış, mahkeme de buna göre hüküm kurmuş ve karar kesinleşmiştir. Tüm bu hususlar gözönünde bulundurulduğunda; mahkemece davada tek bir davalı varmış gibi hüküm kurulması, davacının çalışmalarının hangi tarihlerde hangi davalı yanında geçtiğinin açık olarak ortaya konmaması isabetsiz olmuştur. Hüküm bu haliyle infaza elverişli değildir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı …’a iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine,
05.011.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.