Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/13820 E. 2013/4482 K. 12.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13820
KARAR NO : 2013/4482
KARAR TARİHİ : 12.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı-karşı davalı kurum işleminin iptaliyle 23/09/2010 tarihinden itibaren tekrar yaşlılık aylığı bağlanmasına,
Davalı-karşı davacı, 11/08/2000-23/09/2010 tarihleri arasında yersiz olarak yapılan ödemelerin istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davacı-karşı davalının davasının reddine, davalı-kaşı davacı kurumun davasının kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 3201 sayılı Yasa uyarınca yapılan borçlanma nedeniyle bağlanan yaşlılık aylığını kesen Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın 23/09/2010 tarihinden itibaren bağlanması istemine, Kurum tarafından açılan ve birleşen dava ise davacıya 11/08/2000-23/09/2010 tarihleri arasında a yersiz ödenen 63 825,25 TL tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı …’in davasının reddine, Kurum tarafından açılan ve birleşen davanın kabulü ile 63 825,25 TL yersiz ödemenin davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 3201 sayılı Yasa’nın 6.maddesidir. Madde de aylık bağlanma koşulu olarak yurda kesin dönüş yapılması esas alınmıştır. Ne varki ,3201 sayılı Yasa hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurtdışında çalışmaya başlayanların çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ay başından itibaren aylıklarının kesileceği 6/B maddesinin açık hükmü gereğidir.
Yurt dışında çalışanların yaşlılık aylığından yararlanabilmesi yönünden, yurda kesin dönüş koşulunun varlığı zorunlu görülmüştür (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/10/1997 gün, 1997/10-588 E., 857 K. sayılı ve 22/4/1999 günlü, 1999/21-284 E., 300 K. sayılı ve daha sonra aynı doğrultudaki kararlar).
Öte yandan, davacı işçinin, çalıştığı ülkeden işsizlik yardımı, hastalık, geçici işgöremezlik vs. gibi yardımlar alması halinde sigortalının kesin dönüş yapmadığı Yargıtay kararları ile de kabul edilmektedir.
Gerçekten, taraflar arasında uyuşmazlık, temelde, yaşlılık sigortasından faydalanmak isteyen yurt dışında çalışan Türk Vatandaşlarının yaşlılık aylığı koşullarından “yurda kesin dönüş koşulu’nun” bulunmadığının sonradan anlaşılması halinde, Kurumca uygulanacak işlem ve yaptırımlara ilişkin olarak ortaya çıkmaktadır.
Bu konuda sözü edilen 3201 sayılı Yasa, 6.madde (B) fıkrası, sistemi doğrudan olmasa bile, dolaylı biçimde ortaya koymuş, yurt dışından kesin dönüş yapılmasına ve kendilerine yaşlılık aylığı bağlanmasına karşın, yurt dışında çalışmak isteyenler yönünden Kurumca yapılması gereken işlemleri belirlemiştir. Buna göre;yurt dışından kesin dönüş yapan bir kimsenin yeniden yurt dışında çalışması halinde; çalıştığı süre kadar yaşlılık aylığı kesilecek bu kişinin yurda dönüşünde; isterse çalıştığı süre kadar borçlanmak suretiyle; yaşlılık aylığı oran ve miktarı artırılacak, isterse, eski aylık olduğu gibi ödenmeye devam edecektir. Böylece denilebilir ki, 3201 sayılı Yasa sisteminde yeniden yurt dışı çalışma söz konusu olduğunda, yaşlılık sigortasından bağlanan aylıklar ödenmemekte ve sosyal güvenlik askıya alınmaktadır. Bu durumun sonucu olarak, yaşlılık aylığı bağlanması sırasında, yurda kesin dönüş koşulunun gerçekleşmediği anlaşılırsa, yapılacak işlem; veya uygulanacak yaptırım; yaşlılık aylığının bağlanmaması ve kesin dönüş tarihine kadar işlemlerin hukuken askıya alınması, istek olduğunda yatırılan borçlanma bedelini iadesidir. Yaşlılık aylığı bağlanmış olması halinde ise bağlanan aylığın kesilmesi ve ödenen aylıkların geri alınmasıdır.
En önemlisi “işten ayrılma” veya “yurt dışından dönüş” koşulunun yokluğu, kişinin sosyal güvenlik haklarının büsbütün ortadan kaldırıcı bir neden olarak, yasalarda öngörülmemiş, sadece; aylığın başlatılmaması veya bağlanan aylığın kesilmesi biçimde yaptırıma bağlanmıştır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 24/08/1971-16/07/1993 tarihleri arasında Almanya’da geçen çalışmalarından 7687 gün borçlanarak bedelini 20/08/1993 tarihinde ödediği , davacıya 01/09/1993 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı ve davacının 01/09/1993 tarihinden sonrada Almanya’da çalıştığı, işşizlik ve hastalık yardımı almaya devam ettiğinden yaşlılık aylığı iptal edilerek, davacıya 10/08/2000 ila 23/09/2010 arasında ödenen 63 825,25 TL’nin davacıdan talep edildiği, davacının Almanya’da en son 28/02/2009 tarihinde işsizlik yardımı aldığı, bu tarihten sonra çalışması bulunmadığı, işsizlik veya sağlık yardımından yararlanmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacıya 01/03/2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği göz önüne alınmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, davacının 01/03/2009 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına karar vermek ve Kurumdan sorulmak ya da bilirkişi incelemesi marifetiyle davacıya yersiz ödenen maaş miktarını belirleyerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
12/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.