Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/13827 E. 2013/3703 K. 04.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13827
KARAR NO : 2013/3703
KARAR TARİHİ : 04.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, ilk prim kesintisinin yapıldığı aybaşından itibaren Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, yetkisizlik nedeniyle davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava; davacının Tarım … sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; yetkisizlik nedeni ile dava dilekçesinin reddine, talep halinde dosyanın yetkili Eşme Nöbetçi Asliye Hukuk ( İş ) Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının tarımsal faaliyetinin … İli Eşme İlçesi Kayapınar Köyü’nde geçtiği, davacının … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’ne kesintilere göre sigortalılığının yeniden değerlendirilmesi için dilekçe verdiği, davacın kesintilerinin de … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’ne bildirildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, yetkili mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı, belirgin olarak 5521 sayılı yasanın 5.maddesidir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesinde “İş Mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikâmetgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşmeler muteber sayılmaz” hükmü öngörülmüştür.
Öte yandan 5521 sayılı Yasa’nın 15. maddesinde ise bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı bildirilmiştir.
Genel yetki kuralı dışında düzenleme öngörülmemiş olması karşısında, HUMK’da yer verilen özel yetkiye ilişkin düzenlemelerin İş Mahkemelerinin yetkisinin belirlenmesinde dikkate alınması gerekmektedir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 17. maddesi uyarınca; “Hakiki veya hükmi bir şahsın muhtelif mahallerde şubeleri bulunduğu takdirde o şubenin muamelesinden dolayı iflâs davası müstesna olmak üzere o şubenin bulunduğu mahalde dahi dava ikame olunabilir”.
Gerçekten davalı kurumun şubesinin bulunması şartıyla ve o şubenin yapmış olduğu işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, şubenin bulunduğu yer mahkemeleri yetkili olacaktır. Bu husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.04.2008 tarih ve 2008/10-329-334 Esas- Karar sayılı kararında belirtilmiştir.
Somut olayda ise; davacının sigortalılığının prim kesintilerine göre yeniden değerlendirilmesi talebini … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’ne yaptığı, dolayısıyla işlemlerin burada yapıldığı, davacının sigortalılık talebi ile ilgili Eşme’de herhangi bir işlem yapılmadığı, ayrıca davalı Kurum vekili tarafından çalışmanın … İli’nde geçtiğinin ve mahkemenin yetkili olmadığının beyan edildiği, ancak yetkili mahkemenin açıkça belirtilmediği, bu itibarla yetki itirazının usulüne uygun olmadığı, kaldı ki … Mahkemeleri’nin de davaya bakmakla yetkili olmadığı anlaşılmakla, yetkili mahkemenin … İş Mahkemesi olduğu dikkate alınmadan mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması gerekirken bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın … şekilde dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.