YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13845
KARAR NO : 2013/3350
KARAR TARİHİ : 26.02.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işyerine ait işyerinde 10/03/2003-30/03/2007 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 10.3.2003-30.3.2007 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmaları ile sigorta primine esas ücretin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işverence davacı adına 28.4.2003 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği, davacının davalı işverene ait 1109537 sicil no’lu işyerinde 28.4.2003 – 6.6.2006 ve 1.9.2006 – 30.3.2007 tarih aralığındaki çalışmalarının bildirildiği, davalı işyerinin 3.2.1997 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, dava konusu olan dönemin tamamına ilişkin dönem bordroları ile Ocak 2005 – Şubat 2007 arasındaki ücret bordrolarının mevcut olduğu, tanık beyanlarının çelişkili olduğu, Mahkemece çelişkinin giderilmediği, ayrıca ücret araştırılması da yapılmadığı, buna göre eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarından, ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve hizmet tespiti ile ilgili bir karar vermekten ibarettir.
Hizmet tespitinden sonra, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile işyerinin kapsam ve kapasitesini belirlemek, gerektiğinde işverenin bordrolarında kayıtlı diğer işçilerin beyanına başvurmak, işverenin yaptığı bildirimler ile çalışan işçilerin niteliklerini de karşılaştırarak, işverenin çalıştırdığı işçilerin kıdem ve pozisyonuna göre gerçek ücreti üzerinden bildirilip bildirilmediği üzerinde durmak, davacının asgari ücret ile çalışması olağan olmayan nitelikli bir işçi olup olmadığını, nitelikli bir işte çalıştırılıp çalıştırılmadığını belirlemek, asgari ücretle çalışmasının olağan olmadığı belirlendiği takdirde, işverenin aynı pozisyondaki işçilere ödediği ücretlerin gerçeğe uygun olup olmadığını değerlendirmek, bu bildirimlerin gerçeğe uygun olduğunun belirlenmesi halinde, bu ücretleri esas almak, aksi takdirde benzer işi yapan işyerlerinden, gerektiğinde ilgili meslek odasından emsal ücret araştırması yaparak, ayrıca davacı vekili Kartal Adliyesinin diğer iş mahkemelerinde aynı işi yapanların davalarının görüldüğünü, o davalarda asgari ücretin üzerinde bir ücrete hükmedildiğini belirtmiş olup ilgili dosyalar celbedilip, tüm deliller birlikte değerlendirilerek elde edilecek sonuca göre ücret ile ilgili karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 26/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi