Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/13936 E. 2013/3838 K. 05.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13936
KARAR NO : 2013/3838
KARAR TARİHİ : 05.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 1.4.1996 – 3.12.2004 tarih aralığında davalı derneğe ait lokalde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya … delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; dava konusu 737647 sicil numaralı işyerinin 1.9.1992 – 31.12.2004 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında tescilli işyeri olduğu, davacının dava konusu dönemde 1.6.1998 – 2.10.1998, 1.7.1999 – 2.8.1999, 1.6.2000 – 1.9.2000 tarihleri arasındaki çalışmasının davalı işyerinden Kuruma bildirildiği, davalı işyerinin lokali kiraladığını iddia ettiği dava dışı …’in de 1.1.1999 – 27.12.2002 tarihleri arasında davalı işyerinden bildirilen çalışmasının olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacının, davalı derneğin lokalinde bir süre çalıştığı sabittir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı Dernek ile dava dışı … arasında kira sözleşmesi olup olmadığı ve buna bağlı olarak davacının işvereninin kim olduğu noktasında toplanmaktadır.
Davacı hizmet akdi ile davalı Derneğe bağlı olarak çalıştığını, davalı Dernek ise lokali dava dışı … ‘e kiraladığını, tanık olarak dinlenen … ise davalı işyerinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığını iddia etmektedir.
Her ne kadar davalı Dernek, davacının çalıştığını iddia ettiği lokali 1993 yılından itibaren sözlü kira sözleşmesi ile dava dışı …’e kiraladığını ve davacının …’in çalışanı olduğunu, kira olarak işleten durumunda olan kişilerden bir miktar bağış aldıklarını iddia etmiş ise de, gerek davacının gerekse de kiracı olduğu iddia olunan dava dışı …’in bir kısım çalışmalarının davalı dernek adına tescilli 737647 sicil numaralı işyerinden bildirilmesi karşısında bu savunmanın yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, ihtilaflı döneme ilişkin tüm dönem bordrolarını getirmek ve bu bordrolarda ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yanlış değerlendirme sonucu … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 05/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.