Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/14153 E. 2013/4121 K. 07.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14153
KARAR NO : 2013/4121
KARAR TARİHİ : 07.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalı Kurum vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 15.02.2000-15.02.2002 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen dönemler için sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile hükümde … şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya ait sigortalı hizmet cetvelinde davacının davalı işverene ait işyerine 03.06.2000 tarihinde girişi, 30.07.2001 tarihinde çıkışının göründüğü; davacı ile davalılardan işveren arasında yapılan 04.02.2000 tarihli sözleşme ile 15.02.2000 tarihinden itibaren bir yıl süreli sözleşme yapıldığı, 15.02.2002 tarihli ihtarname ile de 15.02.2002 tarihinde başlayacak yeni dönem için sözleşmenin uzatılmayarak işverence feshedildiğinin belirtildi; mahkemece davacının çalışma olgusu hususunda Kurumun taraf olmadığı alacak dosyasındaki delillerle yetinildiği, kaldı ki, dinlenen tanıkların yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtilen tanık niteliğinde olmadığı, dosyada mevcut sözleşme ve fesih ihtarının çalışmanın olup olmadığını tek başına kanıtlar nitelikte olmadığı gibi, bazı tanıklarca davacının ayda 2-3 kez geldiğinin beyan edildiği, kesinleşen alacak davası kuvvetli delil niteliğinde ise de kesin delil niteliğinde olmadığı, buna göre mahkemece karar altına alınan şekilde çalışmanın varlığının yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir şekilde belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, ihtilaflı döneme ilişkin tüm dönem bordrolarını getirmek ve bu bordrolarda ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak; gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya konulduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
07.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.