Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/14242 E. 2013/4228 K. 11.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14242
KARAR NO : 2013/4228
KARAR TARİHİ : 11.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurum işleminin iptali ile 01/01/2009 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına, birikmiş aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı; tahsis talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin iptalini, 01.01.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitini, tahakkuk eden yaşlılık aylıkları ile 31.12.2008 tarihinden itibaren yersiz tahsil edilen primlerin işleyen faizi ile birlikte davalı Kurum’dan tahsilini ve 6111 sayılı Yasa’dan faydalanma hakkının saklı tutulmasını istemiştir.
Mahkemece; davacıya 01.01.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, ödenmeyen yaşlılık aylıklarına 16.04.2009 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacının 6111 sayılı Yasa’nın yapılandırma ile ilgili hükümlerinden faydalanma hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 30.12.2008 tarihli tahsis talebinin davalı Kurum tarafından, davacının 15 yılını doldurmadığından bahisle reddedildiği, davacının ilk olarak Ekim 1995 tarihinde yapılan kesinti nedeni ile 01.11.1995 tarihi itibari ile tescil edildiği, ancak daha sonra çiftçilik meslek kuruluşlarından hiçbirine kaydının olmaması ve düzenli prim kesintisinin bulunmaması nedeni ile sigortalılığının 31.12.1995 tarihi itibari ile sonlandırıldığı, tekrar 01.09.2006 tarihi itibari ile tescilinin yapıldığı ve dava tarihi itibari ile devam ettiği, davacının 26.09.2002 tarihinden devam eden ziraat odası kaydı bulunduğu, kooperatif kaydı bulunmadığı, Akçay Sağ Sahil Sulama Birliği’nce davacının 1995-1996-2002-2004-2008-2009 yıllarında sulama talep ettiğinin bildirildiği, davacının 2001 – 2011 arası tarımsal destekleme aldığı, davacı tanıklarının davacının 1985 yılından beri tarımla uğraştığını beyan ettikleri anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 Sayılı Yasa’da, 506 Sayılı Yasa’nın 79. maddesindeki gibi geçmiş Tarım … hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Anılan yasanın 5. maddesinde; 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin, kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Yasa’nın 10. maddesindeki kayıtlar Kurum tarafından yapılacak olan tescil işlemleri için uygulama alanı bulmaktadır.
Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, …’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım … sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasa’nın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, bir- iki yıl dışında süreklilik arzettiği hallerde de tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Prim kesintisinin bulunmadığı yıllarda, tarımsal faaliyetin saptanması bakımından, ürünlerin ne şekilde değerlendirdiğini ortaya koymak, davacının tarımsal faaliyete elverişli taşınmazlarının bulunup bulunmadığını araştırmak, tarımsal faaliyetin taşınmazların kiralanması suretiyle yürütüldüğü iddia ediliyor ise, bu konuda taşınmazların kimden, hangi yıllar için kiralandığı, hangi tarımsal ürünlerin üretimi için faaliyette bulunulduğu, kiralayan kişinin Tarım … sigortalılığının bulunup bulunmadığı, kiracının kiralama yoluyla tarımsal faaliyetini yürütmeye elverişli tarımsal alet edevatının bulunup bulunmadığı gibi ayrıntılı araştırma yapmak, gerektiğinde tarımsal faaliyetin yapıldığı iddia edilen dönemdeki muhtar ve azaların bilgilerine başvurmak, özetle, tarım faaliyetinin devam edip etmediğini hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya koymak ve sonucuna göre hüküm kurmak gerekir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen hususlara uygun ayrıntılı araştırma yapılmadan davacının 01.01.1996 – 31.08.2006 dönemi için sigortalı olduğunun kabulü ile … şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; 01.01.1996 – 31.08.2006 tarihleri arası için yukarıda belirtilen hususlara uygun ayrıntılı araştırma yapmak, varılacak sonuca göre yaşlılık aylığı ve diğer talepler değerlendirilerek sonuca gitmekten ibarettir.
Kabule göre de; ödenmeyen yaşlılık aylıkları için tahsis talebinin red tarihi olan 16.04.2009 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, 07.04.2009 tarihinden itibaren hükmedilmesi isabetsiz olmuştur.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.