YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14322
KARAR NO : 2013/4122
KARAR TARİHİ : 07.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitiyle sigorta priminin düşürüldüğüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının iş yerinde sigorta primlerinin 1.237,00 TL den ödenmekte iken Şubat 2009 tarihinden itibaren Ekim 2009 tarihine kadar 976,00 TL brüt olarak ödenmesi nedeni ile Şubat 2009-Ekim 2009 ayları arasında 976,00 TL brüt üret üzerinden eksik ödenen sigorta primlerinin 1.237,00 TL brüt ücret üzerinden ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca hatalı değerlendirme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya ait sigortalı hizmet cetvelinde davacının 2004 yılı 5. ayından itibaren davalı işveren tarafından prim ödemelerinin yapıldığı, 2008 yılı 1. aydan itibaren 1.236,57 TL kazanç üzerinden primleri yatırılıp, bu miktar üzerinden ücret ödenmekte iken 2009 yılı 2. aydan 10. aya kadar olan dönemde ise 976,96.TL. üzerinden primlerinin yatırıldığı ve ücretlerinin ödendiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar bordrolarda davacının ücreti Şubat 2009 ayına kadar 1.236,57 TL, bu tarihten itibaren aylık brüt ücreti 976,96.TL olarak görünmekte ise de, dinlenmiş olan tanıkların davacının ücretinin gerçekte düşürülmediği, sigorta primlerinin eksik ücret üzerinden bildirildiği yolundaki beyanları, davacının önceki dönemlerdeki ücret seyri ve olayın akışı içerisinde birlikte değerlendirildiğinde fiili durumun doğrulandığı, davacının 2009 yılı Şubat-Ekim ayları arasında da gerçekte ücretinin 1.236,57 TL iken sigorta primlerinin 976,96.TL üzerinden bildirildiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilerek davanın kabulü yönünde karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 07/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.