Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/14407 E. 2013/4779 K. 14.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14407
KARAR NO : 2013/4779
KARAR TARİHİ : 14.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 1986-1993 yılları arasında SSK sigortalılığı dışında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 1986-1993 tarihleri arasındaki kısa süreli SSK’lı çalışmaları dışlanmak sureti ile tarım … sigortalısı olduğunun ve tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının 1.1.1986-5.10.2010 tarihleri arasında kısa süreli SSK’lı çalışmaları dışlanmak sureti ile tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile aylık talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Gerçekten tarım … sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, gerek 506 ve gerekse 1479 sayılı Yasa’lar kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasa’nın 36 ve 10.maddesindeki şartların da gerçekleşmesi halinde 506 ve 1479 sayılı Yasa’lar kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından tarım … sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 ve 1479 sayılı Yasa’lar kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve anılan çalışmaların sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden prim kesintisi yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Bunun yanında 2926 sayılı Yasa’nın 5 ve 6.maddelerine göre tarım … sigortalılığının 506 ve 1479 sayılı Yasalar kapsamındaki kısa süreli çalışmaların başlamasından bir gün önce sona ereceğinin ve bu çalışmaların sona ermesinden bir gün sonra başlayacağının gözönünde bulundurulması gerekir.
Somut olayda, davacının 1.1.1986 tarihinde re’sen tarım … sigortalısı olarak tescil edildiği, 1986 yılı 160 gün, 1990 yılı 187 gün, 1991 gün 120 gün, 1993 yılı 210 gün 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmalarının bulunduğu, davacının kısa süreli sigortalı çalışması nedeniyle tarım … sigortalılığının 20.4.1986 tarihinde durdurulduğu, talebine istinaden 1.12.1999 tarihinden itibaren yeniden tescil edildiği ve halen sigortalılığının devam ettiği, mahkemece uyuşmazlığa konu 1986-1993 tarihleri arasında davacının tarımsal faaliyetinin kısa süreli SSK’lı çalışmalar dışlanmak sureti ile sigortalı çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden prim kesintisi yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulmasına gerek olmadığı, tarımsal faaliyetini devam ettirdiği yönünde kuvvetli dellilerin bulunmasının yeterli olduğu, ancak mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davacının 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalığına ilişkin sigortalı sicil dosyası ve yaşlılık aylığı tahsis dosyasının eksiksiz ve onaylı birer örneğini getirtmek, davacının dava konusu dönemde hangi zirai ürünü ürettiği kendisinden sorularak bu ürünleri teslim etmesi muhtemel kuruluşlardan ürün teslimi ve prim kesintisi olup olmadığını sormak, 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesinde belirtilen biçimde davacının zirai faaliyetini kanıtlayan kaydı olup olmadığını araştırmak, uyuşmazlığa konu dönemde nerede ikamet ettiği belirlenerek tarımsal faaliyette bulunmadığı takdirde geçimini ne şekilde sağladığını ve başkaca geliri olup olmadığını belirlemek, dönemin köy muhtarı ve ihtiyar meclisi üyelerini dinlemek ve böylece davacının uyuşmazlığa konu 1986-1993 tarihleri arasında tarımsal faaliyette bulunup bulunmadığını belirlemekten ibarettir.
Kabule göre de, davacının talebinin 1986-1993 yılları araısndaki sigortalılığının tespiti istemine ilişkin olmasına göre, talebi aşar şekilde 1.1.1986-5.10.2010 tarihleri arasındaki sigortalılığının tespiti şeklinde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yukarıda açıklanan hukuki ve maddi olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucunda … şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.