Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/14673 E. 2013/4129 K. 07.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14673
KARAR NO : 2013/4129
KARAR TARİHİ : 07.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 07.07.2008-17.04.2010 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen dönemler için sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile hükümde … şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya ait sigortalı hizmet cetvelinde davacının davalı işverene ait işyerine 05.11.2009 tarihinde girdiği ve aralıksız olarak 30.04.2010 tarihine kadar çalıştığının göründüğü, dinlenmiş olan bordroda ismi geçen tanık … davacının iddiasını doğrulmadığı gibi diğer bordro tanığı …’un ise çalışmasının ihtilaf konusu tüm dönemi kapsamadığı; davacının banka hesap ekstrelerinin davalı işverenin adresine gönderilmesinin ise gerek ihtilaf konusu tüm dönemi kapsamaması, gerekse tek başına çalışmayı doğrular nitelikte olmaması; öte yandan davalı işverenin eşinin davacının çocuğunun tedavi gideri için yaptığı ödemenin tarihi dikkate alındığında ihtilaf konusu tüm dönemi kapsayacak nitelikte olmadığı, komşu işyeri çalışan veya sahiplerinin tanıklığına başvurulmadığı , mahkemece karar altına alınan şekilde çalışmanın varlığının yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir şekilde belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak; dosyadaki diğer deliller ile birlikte değerlendirme yapılarak gerçek çalışma olgusu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya konulduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3) Kabule göre de, davacı kendisini vekil ile temsil ettirmemesine rağmen davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru değildir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …’e iadesine 07/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.