YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14999
KARAR NO : 2012/125
KARAR TARİHİ : 16.01.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 10/08/2007 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun gereğince 4/a kapsamında SSK’lı olduğunun tespitiyle, bu tarihten sonraki … prim borçlarının ve gecikme zamlarının silinmesine ve emekliliğinin tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, dava dilekçesinde davacının 10.8.2007 tarihinden itibaren 5510 sayılı Yasa gereğince 4/a kapsamında SSK’na tabi sigortalı olduğunun tespiti ile bu tarihten sonraki 4/b (…) prim borçlusu olmadığının tespiti istemine, 23.11.2011 ıslah dilekçesine göre de 20.12.2006 tarihinden itibaren 5510 sayılı Yasa gereğince 4/a kapsamında SSK sigortalısı olduğunun tespiti ile 4/b (…) kapsamında, prim borçlarının ve gecikme zamlarının silinmesi ve SSK kapsamında emekliliğinin tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece bilirkişi raporuna göre davacının ihtilaflı sürede … kapsamında Kurumca herhangi bir prim ödememiş olması ve davacının bu sürede kendisini hep SSK’lı olarak değerlendirmesi raporu alınarak davanın kabulü ile 20.12.2006 tarihinden itibaren 5510 sayılı Yasanın 4/a maddesi kapsamında SSK sigortalısı olduğunun ve bu tarihten sonra aynı yasanın 4/b maddesi kapsamında …’lu olarak prim borcunun bulunmadığının ve 14.6.2010 tarihli tahsis talebinin geçerli olduğunun tespitine ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının Şoförlük mesleğinden dolayı 25.6.1997 tarihli bildirge üzerine 2.9.1992 tarihli vergi kaydına göre aynı tarihte (1.9.1992 ) …’a kayıt ve tescilinin yapıldığı, vergi kaydının 2.9.1992- 4.9.1992, 8.12.1992- 17.4.1994, 25.5.1994- 11.1.2000, 12.1.2001-13.12.2006 tarihleri arasında, esnaf odası kaydının 16.12.1997 tarihinden Esnaf Sicil kaydının 27.6.1997 tarihinden itibaren devam ettiği 1997, 1998, 1999, 2000, 2001, 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007 yıllarında prim ödediği, davalı Kurumca 18 yıl 2 gün hizmet verildiği 13.12.2006 tarihinde terki verilip 9.8.2007 tarihinde SSK’na tabi sigortalılığının sonra erdiği tarihi takip eden 10.8.2007 tarihinden itibaren … sigortalılığının yeniden başlatıldığı ve 31.7.2010 tarihi itibariyle 11.886,00 TL … prim borcu çıkartıldığı, 20.11.1985 tarihinden itibaren 506 sayılı kanuna tabi zorunlu sigortalı çalışmalarının başladığı, 1985 yılında 119 gün 1986 yılında 182 gün 2006 yılında 20 gün 1.1.2007- 31.12.2007 tarihleri arasında 360 gün, 2008 yılında 361 gün, 2009 yılında 363 gün, 2010 yılında 163 gün hizmetinin olduğu, 7.7.1981- 7.3.1983 tarihleri arasında 600 gün Askerlik borçlanmasını 14.6.2010 tarihinde ödediği, 14.6.2010 tarihinde emekli aylığı tahsis talebinde bulunduğu, davalı kurumca 1.8.2007- 9.8.2007 tarihleri arasında zorunlu SSK’lı hizmetin bitimini müteakip 10.8.2007 tarihinde … kapsamına alınarak prim borcu çıkartıldığı bu nedenle SSK’na hizmet gönderilmediği görülmektedir.
17.4.2008 gün ve 5754 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde değişiklik yapılması hakkındaki Kanunun 73.maddesi ile eklenen 5510 sayılı kanunun geçici 17.maddesi uyarınca; kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarda Tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibariyle beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulacağı, prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyeceği ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmeyeceği belirtilmiştir.
Somut olayda davacının sigortalılık süresince prim ödemesi olduğu açıktır.Yapılacak iş davalı Kurumdan davacı tarafından ödenen primlerin karşılığı sigortalılık süresi tespit edilerek 5510 sayılı Yasa’nın Geçici 17. maddesinin yürürlüğe girdiği 30.4.2008 tarihi itibariyle 5 yıldan fazla prim borcunun bulunup bulunmadığı ve o dönemdeki çakışan 506 sayılı kanuna tabi sigortalılığı tesbit edilerek oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.