YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15003
KARAR NO : 2013/3863
KARAR TARİHİ : 05.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 30/10/1997-15/07/2002 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 30.10.1997 ile 15.07.2002 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalı iş yerinde 30/10/1997 – 15/07/2002 tarihleri arasında kuruma bildirilen hizmet süreleri dışlanmak sureti ile asgari ücretle aralıksız hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, 11024247.42 sicilli davalı işyerinden verilme 10.12.1997 tarihli işe giriş bildirgesinin 08.01.1998 tarihinde Kuruma intikal ettiği,10.12.1997 tarihinden itibaren aralıklı olarak davalı işyerinden Kuruma bildirilen hizmet sürelerinin olduğu,yine dava konusu dönem içerisinde 11022258.42 sicilli,11025580.42 sicilli,11027663.42 sicilli,11027544.42 sicilli, 23333.53 sicilli, 11026261.42 sicilli,11016726.42 sicilli,11045619.42 sicilli işyerlerinden aralıklı olarak davacı adına hizmet bildirimlerinin bulunduğu anlaşılmakltadır.
Yapılacak iş;Dava konusu dönem aralığında farklı işverenlere ait 11022258.42 sicilli,11025580.42 sicilli,11027663.42 sicilli,11027544.42 sicilli, 23333.53 sicilli, 11026261.42 sicilli,11016726.42 sicilli,11045619.42 sicilli işyerleri dosyaları ile dönem bordroları getirtilerek, bu işyerlerinin davalı işyeri ile alakalı olup olmadıkları araştırılmalı ve öncelikle dava konusu dönemi kapsar biçimde bordro tanıklarını ayrıntılı şekilde dinlemek,gerek görüldüğünde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak suretiyle açıklığa kavuşturularak davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip,sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.