Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/15057 E. 2012/2747 K. 29.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15057
KARAR NO : 2012/2747
KARAR TARİHİ : 29.02.2012

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi

Davacı, anne adının nüfus kaydına uygun olarak düzeltilmesine, 01/03/1989-01/05/1989-05/10/1989-01/09/1992 tarihleri arasındaki hizmetlerin kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının işe giriş bildirgelerinde hatalı yazılan anne adının nüfus kaydına uygun olarak Adile olarak düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kabulü ile davacının işe giriş bildirgelerinde hatalı yazılan anne adının Adile olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
Gerçek kişilerin kişiliği ve bununla medeni haklardan istifade (hak) ehliyeti ölümle sona erer. M.K’nun27/1 maddesi gereğince dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Davaya ölen kişi adına devam edilmesine imkan yoktur. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçılarıda ilgilendiren daha açık bir anlatımla mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara ölen tarafın mirasçıları tarafından devam edilebilir. Diğer yandan B.K’nun 35/1 ve 397/ 1 maddesi gereğince vekil edenin sağlığında düzenlediği vekaletname ile yetkili kıldığı avukat vekil edenin dava açıldıktan sonra ölmesi halinde ölüm ile vekalet ilişkisi son bulacağından ölen kişi adına davaya devam edilemez. Bu halde mahkemenin ölen davacının mirasçılarını mirasçılık belgesi ile tesbit ettirerek mirasçıları duruşmaya davet ettirmesi gerekir.
Somut olayda, davacı A.. A.. 30.01.2008 tarihinde öldüğü ve öldükten sonra vekili aracılığı ile yargılamaya devam edilerek ölen kişi yararına tespit kararı verildiği görülmektedir.
Yapılacak iş; davacının yargılama devam ederken ölmüş olması nedeni ile mirasçılarının usulüne uygun şekilde davaya katılımını sağlayıp taraf teşkili sağlandıktan sonra bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle(6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3.maddesi aracılığıyla) 1086 sayılı HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 29/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.