YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15394
KARAR NO : 2012/530
KARAR TARİHİ : 19.01.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 27/02/1980 tarihinde 1 gün çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, sigortalılık başlangıcının 27.2.1980 tarihi olarak tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 108.maddesinin 1.fıkrasında; ” Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında nazara alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı, sigortalının, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunlara veya bu kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihdir.” hükmü düzenlenmiştir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin Yasa’nın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa’nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa’nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmeli, buna göre dönem bordrosunda yer alan ve davacının talep ettiği tarihte çalışması mevcut tanıklar ile gerektiğinde komşu işyerleri çalışanları olduğu kayıtlarla ya da emniyet yolu ile yaptırılacak araştırma ile belirlenen kimselerin beyanlarına başvurulmalı, sonucuna göre karar verilmelidir.
Somut olayda, davacının 1.11.1978-1.7.1980 tarihleri arasında askerlik hizmetini yaptığı ve Askerlik Şubesi Başkanlığındaki dosyasının imha edilmesi nedeniyle terhis mahiyetinde izin kullanıp kullanmadığının anlaşılamaması karşısında davacıdan fiili askerlik hizmetinin terhis mahiyetinde izin veya başka nedenlerle 1.7.1980 tarihinden önce sona erdiğini kanıtlayan belgesi olup olmadığı ve sigortalı işe giriş bildirgesindeki doğum tarihinin davacının doğum tarihinden farklı olması nedeniyle ilgili Nüfus Müdürlüğünden sigortalı işe giriş bildirgesinde yer alan kimlik bilgilerinin kime ait olduğu sorulmadan, sigortalı işe giriş bildirgesindeki imza davacıya gösterilerek kendisine ait olup olmadığı sorulduktan sonra kendisine ait olduğunu beyan ettiği takdirde imza incelemesi yapılmadan, işyerinin 506 sayılı Yasa kapsamına alınma tarihi Kurumdan sorulmadan ve Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile belirlenecek komşu işyeri işveren ve çalışanları dinlenmeden eksik inceleme ve araştırma ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.