YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16297
KARAR NO : 2013/11174
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, teftiş ve SSK kayıtlarını geçersiz sayma kararının iptaliyle, davacı Kooperatifin 2000 yılı SSK kayıtlarının geçerliliğinin tespitine, davalılardan Ayhan Akmaz ve …’ın iddia edildiği dönemde davalı …’ün işçileri olduğuna ve davalı Kurumun ceza tarhiyatlarının terkine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Sosyal Güvenlik Kurumu, …, … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmesi, davalılardan … vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, Kurumca davacı hakkında düzenlenen 20.06.2002/42 soruşturma 17 sayılı Teftiş raporunun iptali,bu raporda belirtilen davalılar … ve Ayhan Akmaz’ın işçileri olmadığının, davalı … Gelmez’in bildirimi usulüne uygun yapıldığından aksini iddia eden aynı raporun iptali, 2000 yılı SSK kayıtlarını geçersiz sayma kararının da iptali ile davacı Kooperatifin 2000 yılı SSK kayıtlarının geçerliliğinin tespitine, davalılar Ayhan Akmaz ve …’ın iddia edildiği dönemde davalı …’ün işçileri olduğunun tespiti ile davalı Kurumun ceza tarhiyatlarının terkinine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı Kooperatif tarafından davalılar SSK, Ayhan Akmaz, … ve Ayhan Akmaz varisi … ve Celaleddin Gelmez aleyhine açılan davaların kabulü ile, davacının işçisi olmadığından SGK Sigorta Teftiş Kurulu Başkanlığının 20.06.2002/42 soruşturma ve 17 sayılı raporunun iptaline,davalı … hakkında açılan davanın tespit davası konusu olacağından davacının dava açmakta hukuki menfaati bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı … HMK’nun 297. ve eski HUMK’nun 388/3. maddesi gereğince hükmün gerekçe bölümünde iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması, ret ve … tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep gösterilmelidir. Mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiği hususu bir Anayasa emridir. Kararın gerekçesiz olması mutlak bir temyiz (bozma) sebebidir. Çünkü gerekçe hakimin tesbit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Hakim gerekçe sayesinde verdiği hükmün hukuka uygun olup olmadığını yani kendi kendini denetler. Yargıtay da bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir.
Somut olayda, mahkemece kararın gerekçesinde, “…Kurumca yapılan işlemlerin yerinde olmayacağı,olay sırasında işverenin … olacağı, …” belirtildiği halde kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, “Davalı … hakkında açılan davanın tespit davası konusu olacağından davacının dava açmakta hukuki menfaati bulunmadığından davanın reddine,” karar verilerek sonuca gidildiği görülmektedir. Bu eksik ve çelişkili gerekçe ile hükmün hukuka uygun olup olmadığını denetlemek mümkün olmadığından gerekçe ile karar arasında çelişki oluşturacak şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalılardan …, … ve …’e iadesine, 30.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.