YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16466
KARAR NO : 2013/4529
KARAR TARİHİ : 12.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 01.03.2006-10.02.2007 tarihileri arasında davalılara ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile hükümde … şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalılar tarafından davacı adına işe giriş bildirgesinin verilmediği, davalı … Ticaret Ltd. Şti’nin 01.10.1994-30.04.1997 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, davacının davalılar tarafından bildirilen hizmetinin bulunmadığı, komşu işyeri çalışanlarının tespit edilip beyanlarına başvurulduğu, ancak davalı işyerinin kanun kapsamında olmadığı dönemde davacının çalışmasının tespitine karar verildiği halde işyerinin bu tarihlerde gerçekten faaliyette olup olmadığı yönünde bir araştırma yapılmadığı, davacının kimin yanında çalıştığı hususunun açık olarak tespit edilmediği ve buna göre mahkemece karar altına alınan şekilde çalışmanın kanıtlanamadığı gibi hükmün bu haliyle infaza da elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davalı şirket merkezinin bulunduğu yeri tespit etmek davalı şirketin gerçekten hangi tarihler arasında faaliyette bulunduğunu belirlemek, diğer davalıların vergi kayıtlarını araştırmak, öncelikle davalı şirketin hangi tarihlerde gerçekten var olduğunu belirledikten sonra davacının çalışmasının tespitine karar vermek, bunun için de davalı işyerinin ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıkları belirleyerek bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koymak ve davacının hangi davalının yanında çalıştığını açık ve net bir şekilde infazda tereddüt uyandırmayacak bir biçimde tespit ederek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 12/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.