YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16533
KARAR NO : 2013/3855
KARAR TARİHİ : 05.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/02/2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı,26.09.1989 ile 24.09.1990 ,27.04.1994 ile 25.07.1994 ,27.10.1994 ile 13.09.2000 tarihleri arasında bağkur sigortalısı olduğunun tesbiti ile, 01.02.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasını talep etmiştir.
Mahkemece davacıya 01/02/2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına, yaşlılık aylıklarının ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, davacının Erdemli Esanaf ve Sanatkarlar Oda kaydının geçerli olup olmadığına ilişkindir. Davalı Kurum, teftiş raporlarına istinaden davacının oda kaydının usulsüz olduğu gerekçesiyle davacının oda kaydına karşılık gelen sigortalılığını iptal etmiş ve vergiye ve Esanaf Sicil Memurluğu kayıtları doğrultusunda sigortalılık süresini yeniden düzenlemiştir.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa, …’ lu olabilme yönünden söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece Yasa’nın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını kabul etmiştir. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa, bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde ise esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir. Anılan düzenleme 4956 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihine kadar geçerliliğini korumuştur.
Somut olayda; davacının oda kaydının 10.07.1989-14.04.2008 tarihleri arasında, vergi kayıtlarının 06.07.1989-27.10.1994 ile 19.09.2000-31.12.2000 tarihleri arasında ve 13.09.2000-18.06.2008 tarihleri arasında da esnaf ve sanatkarlar siciline kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar dosyada mevcut Sosyal Güvenlik Kontrol Memuru Raporu’nda davacının Erdemli Esanaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı’ndaki kaydının kurum mevzuatı açısından gerekli nitelikleri taşımadığı belirtilmişse de davacının oda kaydı sabittir, sahteliği ispatlanmamıştır, tescil vergi kaydına istinaden 06.07.1989 tarihinde yapılmıştır.Tescil tarihi itibari ile 3165 sayılı Yasa yürürlüktedir ve davacının vergi ,vergi kaydının bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde ise esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağı ortadadır. Hukuk Genel Kurulu’nun 23.05.2001 gün, 2001/420-430 sayılı kararına göre daha sonra yapılan yasa değişikliği, oda kaydının geçerli olduğu dönemde yapılan tescil ile ilgili kayıtlar hakkında uygulanmaz. Müktesep haklar korunur. Davacının oda kaydına göre sigortalılığının devam ettiğinin kabulü gerekir.
1-Davacının ayrıntılı olarak … sigortalılığının tespitini istediği tarih aralıklarını belirtmiş olmasına rağmen mahkemece bu süreler hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması,
2-Öte yandan oda kaydının geçerli sayılarak 1479 sayılı yasanın 35/1-a maddesi gereğince aylık şartlarından olan prim borcunun bulunmaması hususu değerlendirilmeksizin yaşlılık aylığına dair hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile … şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05/03/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.