Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/1716 E. 2011/1725 K. 28.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1716
KARAR NO : 2011/1725
KARAR TARİHİ : 28.02.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, ödenen maluliyet aylıklarının yersiz ödeme olarak tahsili için başlattığı Çorum l. İcra Müdürlüğünün 2004/3370 esas sayılı icra talebinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı davalı Kurumca ödenen maluliyet aylıklarının yersiz ödeme olarak tahsili için başlattığı Çorum 1. İcra Müdürlüğü 2004/3370 Esas sayılı icra takibinin iptalini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden. SSK Ankara Hastanesi’nin 09/12/1997 tarih ve 7259 sayılı Sağlık Kurulu Raporundaki “bu haliyle çalışamaz” ibaresine dayanılarak Kurumca 15/01/1998 tarihinden geçerli olmak üzere davacıya maluliyet aylığı bağlandığı daha sonra SSK Sağlık Dairesi Başkanlığının anılan rapora göre sigortalının çalışma gücün 2/3 oranında kaybetmediğine dair 07/10/1998 tarih ve 13513 sayılı kararı uyarınca maluliyet aylığının 22/11/1998 tarihinden geçerli olmak üzere kesildiği, davacının maluliyet aylığını kesen işlemin iptali için aynı mahkemeye açtığı 2001/15 Esas sayılı davanın 25/12/1998 tarihli 3. nolu tensip ara kararı ile kurumun iptal işleminin tedbiren durdurulmasına karar verilmesi üzerine aylıkların ödenmesine devam edildiği ve yargılama sonunda davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 28/09/2000 tarih ve 2000/5501 Esas 2000/5706 Karar sayılı kararıyla bozulduğu, mahkemece bozma kararına uyularak verilen 06/11/2003 tarih ve 2001/15 Esas, 2003/452 Karar sayılı kararı ile davacı sigortalının çalışma gücünün 2/3’ünü kaybetmediği ve 506 sayılı Yasa kapsamında malul sayılamayacağına,emekli aylığının ödenmesinin devamı yönündeki tedbirin kaldırılmasına ve davanın reddine karar verildiği, bu kararın da Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 03/05/2004 tarih ve 2004/1462 esas 2004/3839 karar sayılı kararı ile onandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda Kurum, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen mahkeme kararı üzerine 15.1.1998-19.4.2004 tarihleri arası için yersiz ödenen maluliyet aylık ve gelirlerin toplamı olan 13.670,41 TL asıl ve 592,48 TL faizinin tahsili amacıyla Çorum 1.İcra müdürlüğünün 2004/3310 sayılı takip dosyası ile ilamsız takibe geçtiği, davacı vekilinin 12.10.2004 tarihli itiraz üzerine takibin durduğu, Kurumun 2.2.2005 te aynı ,mahkemeye itirazın iptali için açtığı davada( 27/09/2005 tarih ve 2005/107 Esas, 2005/355 sayılı Kararı) borçlu davacının itirazının iptaline, takibin devamına ve davacının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verildiği, mahkemece itirazın iptali davasının kesinleştiğinin kabule ile bu davanın konusu da aynı olduğundan öncelikle kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verildiği görülmüş ise de kesinleştiği kabul edilen 2005/107 Esas, 2005/355 Karar sayılı dosyada dava dilekçesinin davalı borçluya tebliğ edildiğine dair tebligat parçasının dosyasında bulunmadığı ve gerekçeli kararında icra dosyasındaki borçlu adresine tebliğ edildiği ancak adresinden taşındığı yeni adresinin bilinmediğinin belirtildiği halde mahkemece bu defa aynı adrese Tebligat Kanunu’nun 35 maddesine göre kararın tebliğ edildiği, davacıya itirazın iptali dava dosyasında yapılmış bir tebligat bulunmadığı halde takip dosyasındaki taşındığı adrese kararın usule aykırı olarak tebliğ edildiği açıkça anlaşıldığından, itirazın iptali davasındaki karar kesinleşmediği halde mahkemece bu kararın kesinleşmesini beklemek ve çıkacak sonuca göre karar vermek yerine kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 28.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.