YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17160
KARAR NO : 2012/545
KARAR TARİHİ : 19.01.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/06/2004 tarihinden itibaren sigortalı olarak çalıştığının tespitiyle, ödenmeyen primlerin yatırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, feragat nedeniyle reddine karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 1.6.2004-7.4.2005 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 7.maddesine göre İş Mahkemelerinde şifahi (sözlü) yargılama usulü uygulanır.
1086 sayılı HUMK’un 478 ve 479.maddelerine göre sözlü yargılama usulünde davalının belirli bir cevap süresi olmayıp ilk itirazları da dahil olmak üzere bütün savunmasını ilk oturumda sözlü olarak bildirebilir. Fakat davalı, ayrı bir cevap dilekçesi sunmak zorunda olmamakla birlikte gerek ilk oturumda gerek daha önce cevaplarını bir cevap dilekçesi ile de mahkemeye bildirebilir.
Öte yandan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nunun 164/1.maddesine göre avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade etmektedir. Bu nedenledir ki; oturuma katılma veya davaya cevap verme, avukatlık ücretine hak kazanmanın ön koşulu değildir.
Somut olayda, duruşma gününün 29.3.2011 tarihi olarak belirlendiği ve dava dilekçesi ile duruşma gün ve saatinin davalı Kuruma 28.1.2011 tarihinde tebliğ edildiği, davacının başvurusu üzerine 17.3.2011 tarihinde duruşma yapılarak davalı … avukatının yokluğunda feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği, tebliğ ile birlikte taraf teşkilinin sağlandığı, davalı … vekilinin en geç ilk oturuma kadar davaya yazılı olarak cevap verme hakkının bulunduğu, feragat beyanının davalı vekilinin yokluğunda gerçekleştiği ve davalı … vekilinin 25.11.2010 düzenleme tarihli vekaletnamesinin dosyada bulunduğu anlaşılmakla delillerin toplanmasına ilişkin ara kararın gereği yerine getirilmeden feragat edilmesi nedeniyle davalı … yararına yarı oranda avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı … yararına avukatlık ücretine karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı avukatlık ücreti yönünden düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasına bir bent olarak,
“Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, delillerin toplanmasına ilişkin ara kararın gereği yerine getirilmeden feragat edilmesi nedeniyle 550,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma ödenmesine, ” rakam ve sözcüklerinin eklenmesine ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 19.01.2012 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.