YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17194
KARAR NO : 2012/676
KARAR TARİHİ : 30.01.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/01/1985- 28/02/2011 tarihleri arasında çakışan … sigortalılığı hariç Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dava, davacının 1.1.1985-28.2.2011 tarihleri arasında 506 sayılı yasa kapsamında kalan çalışmaları dışında 2926 Sayılı Yasa’ya göre Tarım … sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 1.1.1985 tarihinde davalı Kuruma 2926 Sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalısı olarak kayıt ve tescil edildiği,ihtilaflı dönemde 506 yasa kapsamında sigortalı çalıştığı dönemlerin 1985 tarihinde 221 gün,1986 yılında 186 gün,1987 yılında 140 gün,1988 yılında 107 gün,1989 yılında 84 gün,1990 yılında 63 gün olmak üzere kısa süreli olduğu,ziraat odası ve kooperatif kaydının olmadığı,,2007 yılında yapılan kadastro tespitinden adına kayıtlı tarım arazilerinin olduğu anlaşılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş Tarım … hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından Tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca resen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı resen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği resen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, Tarım Satış Kooperatifler Kanununa göre kurulan … Kooperatifleri ile Birliği, T. … Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Somut olayda, ihtilaflı dönem olan 1.1.1985-28.2.2011tarihleri arasında davacının 2926 sayılı yasanın 10. maddesinde belirtilen tarımsal faaliyetinin ispatı için gerekli kayıtlardan ziraat odası ve kooperatif kaydı yok ise de tarım arazilerinin bulunduğu,bu tarım arazilerinin edinme sebebi ve tarihi dikkate alındığında davacının ihtilaflı dönemde de bu taşınmazlar üzerinde tasarrufunun olup tarımsal faaliyeti ispatladığı,10.10.1984 tarihinde başlayıp 21.9.1990 tarihinde biten 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmalarının her yıl içerisinde kısa süreli bulunup blok çalışmasının olmadığı anlaşıldığından mahkemece hatalı değerlendirme ile davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi yanlıştır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.