YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17199
KARAR NO : 2012/678
KARAR TARİHİ : 30.01.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1994 yılından itibaren Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı,1994 tarihinden dava tarihine kadar 2926 Sayılı Yasaya göre Tarım … sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece davacının 1.5.1997-31.12.1997, 1.10.2008-21.12.2008 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiş ise de hüküm dosya kapsamındaki belgelere uygun bulunmamaktadır.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden davacının Tarım … tescilinin olmadığı,prim kesintisinin sadece 30.5.2006 tarihinde olduğu,1994 ve 1996 tarihlerinde ürün tesliminin olmasına rağmen prim kesintisinin olmadığı,yargılama sonrasında davacı tarafından temyiz dilekcesine ekli olarak Toprak Mahsülleri Ofisine sattığı üründen Ağustos 2005 tarihinde yapılan prim kesintisine ilişkin belgenin sunulduğu,davalı kurum vekilinin 31.10.2011 tarihli duruşmadaki beyanında davacıdan 1997-2010 tarihleri arasında prim kesintilerinin yapıldığının anlaşıldığını beyan ettiği,ziraat odası kaydının 15.2.2002 tarihinden devam ettiği,kooperatif kaydının olmadığı ve 2006 tarihinde edindiği tarım arazilerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 Sayılı Yasada, 506 Sayılı Yasanın 79. maddesindeki gibi, geçmiş Tarım … hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Anılan yasanın 5. maddesinde, 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin, kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Yasanın 10. maddesindeki kayıtlar Kurum tarafından yapılacak olan tescil işlemleri için uygulama alanı bulmaktadır.
Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, …’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım … sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, birkaç yıl dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Prim kesintisinin bulunmadığı yıllarda, tarımsal faaliyetin saptanması bakımından, ürünlerin ne şekilde değerlendirdiğini ortaya koymak, davacının tarımsal faaliyete elverişli taşınmazlarının bulunup bulunmadığını araştırmak, tarımsal faaliyetin taşınmazların kiralanması suretiyle yürütüldüğü iddia ediliyor ise, bu konuda taşınmazların kimden, hangi yıllar için kiralandığı, hangi tarımsal ürünlerin üretimi için faaliyette bulunulduğu, kiralayan kişinin Tarım … sigortalılığının bulunup bulunmadığı, kiracının kiralama yoluyla tarımsal faaliyetini yürütmeye elverişli tarımsal alet edevatının bulunup bulunmadığı gibi ayrıntılı araştırma yapmak, gerektiğinde tarımsal faaliyetin yapıldığı iddia edilen dönemdeki muhtar ve azaların bilgilerine başvurmak, özetle, tarım faaliyetinin devam edip etmediğini hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya koymak ve sonucuna göre hüküm kurmak gerekir.
Somut olayda davacının tespit olunan tek kesintisinin 30.5.2010 tarihli kesinti olduğu anlaşılmakla bu neticeye eksik araştırma ile varıldığı,tüm dosya kapsamı ve özellikle davalı kurum vekilinin karar oturumundaki beyanları gözetildiğinde davacıya ait başka prim kesintileri ve ürün teslimine ait kayıtların olabileceği,bu hususta yeterli araştırma yapılmadan karar verildiği anlaşılmış olup bu husus usul ve yasaya aykırı olduğundan bozma nedenidir.
Yapılması gereken iş öncelikle davacıya ihtilaf konusu olan dönemde varsa, ürün sattığı kişi, kurum ve kuruluşları açıklattırmak bu kişi, kurum ve kuruluşlardan ürün bedelinden prim kesintisi yapılıp yapılmadığını sormak, yapılmış ise belgelerini getirtmek ve böylelikle davacıya ait prim kesintilerinin olduğu tarihleri açık bir şekilde ortaya koymak,sonrasında ise tespiti istenen dönem bakımından davacının prim kesintisi olmayan dönemler varsa bu dönemler bakımından davacının tarımsal faaliyetini yukarıdaki açıklamalar kapsamında her türlü kuşkudan uzak şekilde tespit edip çıkacak neticeye göre tüm deliller bir arada değerlendirilerek sonuca gitmektir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30/01/2012 oybirliğiyle karar verildi.