Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/17408 E. 2012/50 K. 13.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17408
KARAR NO : 2012/50
KARAR TARİHİ : 13.01.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, re’sen tespit edilecek tarihler arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı Kanun’dan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01/03/1986 tarihinde başlayan 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalılığının iptal edilen 01/04/2006 tarihinden sonraki dönemde varsa …’lı çalışmaları dışlanarak tespiti ve 6111 sayılı Yasa’ nın getirdiği ödeme kolaylığından yararlandrılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 01/04/2006-16/06/2011 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile 6111 sayılı Yasa’ nın getirdiği ödeme kolaylığından yararlandırılmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 01/03/1986 tarihi itibariyle 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalı olarak kayıt ve tescil edildiği, sigorta dosyasında bulunan döküm föyünde davacının prim borcu bulunduğundan 5510 sayılı Yasanın Geçici 17.maddesi gereğince sigortalılığının 01/03/1986 tarihinde durdurulduğu, 27/04/2011 tarihli dilekçe ile 6111 sayılı Yasadan yararlanma istemi nedeni ile Kurumca 7030 günlük sigortalılık süresi karşılığı 13.816,18 TL nin 31/07/2011 tarihine kadar ödenmesi halinde durdurulan sigortalılık süresinin durdurulmamış gibi değerlendirileceğinin davacıya bildirildiği, 15/06/2011 tarihinde 13.816,18 TL nin ödendiği, davacının 04/04/2008 tarihli dilekçe ile Kuruma başvurarak 5458 sayılı Yasanın 15 maddesi ile değişik 2926 sayılı Yasanın 4 maddesine göre yıllık tarımsal faaliyeti gelirlerinden bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının asgari ücretin altında olduğunu belirterek sigortalılığının iptalini istediği, ayrıca davacının 12/09/2000-31/03/2001 tarihleri arasında 199 gün 506 sayılı yasa kapsamında zorunlu sigortalı çalışmalarının bulunduğu, Buna göre davacının 1479 sayılı Yasanın ek 19 maddesine göre 01/03/1986 tarihinden itibaren durdurulan sigortalılığının 6111 sayılı Yasa kapsamında prim borçlarının yapılandırılarak ödenmesi nedeni ile 01/03/1986-11/09/2000; 01/04/2001-01/04/2006 tarihleri arasında 7030 gün … sigortalı kabul ettiği 16/05/2005 tarihli föyde belirtildiği, ancak 11/07/2011 tarihli yazıda sigortalılığın 5510 sayılı Yasanın geçici 17 maddesine göre 01/03/1986 tarihi itibari ile durdurulduğunun bildirildiği, davacının 20/03/1993 tarihinden beri Ziraat Odasına, 31/12/1999 tarihinden beri … Kooperatifine ve 16/02/2009 tarihinden itibaren de … Kooperatifine üyeliğinin bulunduğu ayrıca adanı kayıtlı zirai arazilerinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacının 5458 sayılı Yasanın 15 maddesi ile değişik 2926 sayılı yasanın 4 maddesinin c bendi gereği 01/04/2006 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında … sigortalılığının iptal edilmesi ile 5510 sayılı Yasanın Geçici 17.maddesi gereğince 01.03.1986 tarihinden itibaren durdurulmuş olmasının sonuçları farklı olup mahkemece öncelikle bu konunun açıklığa kavuşturulması gerekir.
5510 sayılı Yasanın Geçici 17.maddeye göre durdurulması halinde ise; Davanın Yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın Geçici 17.maddesi olup anılan maddede; Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez.
Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.
Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.
Öte yandan, 6111 sayılı Yasanın 16. maddesinde kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan mülga 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ve mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa göre tescilleri yapıldığı halde prim borçları nedeniyle ilgili kanunları uyarınca sigortalılık süreleri durdurulmuş ve bu sigortalılık süreleri bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ihya edilmemiş olanların kendileri veya hak sahipleri, bu sigortalılık sürelerinin ihyası amacıyla 5510 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinin ikinci fıkrasına istinaden bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar yapacakları yazılı müracaatlarında, durdurulan bu sigortalılık süreleri için ödeyecekleri prim tutarının, sigortalılık süreleri durdurulmamış gibi değerlendirilerek bu Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasına göre hesaplanmasını talep edebilecekleri, bu şekilde hesaplanan prim borç tutarının tamamı bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen beşinci ayın sonuna kadar ödendikleri takdirde, bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği, bu maddede belirtilen süre içinde hesaplanan borç tutarının tamamının ödenmemesi halinde ihya işleminin geçerli sayılmayacağı ve bu madde kapsamında ödenmiş olan tutarların ilgilinin bu madde kapsamı haricinde başkaca prim borcunun bulunmaması kaydıyla faizsiz olarak iade edileceği, hükmü getirilmiş ve son başvuru tarihi 31/05/2011 tarihine kadar uzatılmıştır.
Bu durumda yapılacak iş; öncelikle davalı Kurumdan sigortalılığın 5510 sayılı Yasanın Geçici 17.maddesine göre mi yoksa 2926 sayılı yasanın 4/c maddesi ne göre verilen 04.04.2008 tarihli dilekçeye göre mi durdurulduğunu sormak, 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım … sigortalılığının 5458 sayılı Yasanın 15 maddesi ile değişik 2926 sayılı yasanın 4 maddesinin c bendi gereği 01/04/2006 tarihinden itibaren iptal edilmesi halinde davacının yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden bu faaliyete ilişkin masraf düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının 16 yaşından büyükler için tespit edilen asgari ücret tutarından az olup olmadığını araştırıp sonucuna göre karar vermektir, 5510 sayılı Yasanın Geçici 17.maddesi gereğince durdurulmuş ise davacı 5510 sayıl Yasanın geçici 17 maddesinin yürürlüğe girdiği 30/04/2008 tarihinden sonraki dönem olan 01/05/2008-16/06/20011 tarihleri arasındaki dönem yönünden 5510 sayılı Yasanın 4/1-b-4 bendine göre davacının tarımsal faaliyeti sabit olduğundan bu dönem yönünden verilen karar doğrudur. Uyuşmazlık konusu olan 01/04/2006-30/04/2008 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise davacının 6111 sayılı Yasa gereğince süresi içinde başvurusu bulunduğundan, prim borcunun yapılandırılma talebinin kabul edilmiş olması nedeni ile durdurulan sigortalılığının yeniden başlatılıp 01/03/1986-01/05/2008 tarihleri arasında sigortalı sayılıp sayılmadığı sorularak, talebi kabul edilmiş ve 01/03/1986-01/05/2008 tarihleri arasında sigortalı sayılmış ise 01/04/2006-01/05/2008 tarihleri arasındaki istemi yönünden konusu kalmayan davanın reddine, kabul edilmemiş ise davacıya bu döneme ilişkin 5510 sayılı Yasanın 80.maddesine göre belirlenecek prim borcunu Geçici 17. Maddede belirtilen süre içinde davalı Kuruma ödemek için müracaatta bulunması için önel vermek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.