Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/17428 E. 2012/39 K. 13.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17428
KARAR NO : 2012/39
KARAR TARİHİ : 13.01.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 31/08/2002-dava tarihleri arasında zorunlu SSK.’lı çalışmaları dışında tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabülüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 31/08/2002 tarihinden itibaren dava tarihine kadar 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalılık süreleri dışında Tarım … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 31/08/2002-31/05/2011 tarihleri arasında 2002 yılından 30 günlük zorunlu sigortalılık süresi hariç kalan sürede, 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kimlerin tarım … sigortalısı sayılacakları 2926 sayılı Yasa’nın 2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, “kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan Sosyal Güvenlik Kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın 3. maddesinin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanların bu kanuna göre sigortalı sayılacakları” kabul edilmiştir. Öte yandan, 2926 sayılı Yasa’nın 6/b maddesi hükmüne göre, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren sigortalılıkları sona erer.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 01/03/2000 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa gereğince Tarım … sigortalısı olarak tescil edildiği, davacının Tarım … sigortalılığı ile çakışan 01/09/2002-30/09/2002 tarihleri arasında 30 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmalarının bulunduğu, Kurum tarafından davacının 31/08/2002 tarihinden sonraki Tarım … sigortalılığının iptal edildiği, davacının ilk prim ödemesinin 05/05/2011 tarihinde olduğu, adına kayıtlı zirai taşınmazın bulunmadığı, 12/12/2009 tarihinden itibaren Ziraat Odası kaydının bulunduğu, Tarım Kredi Kooperatifi kaydının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Gerçekten Tarım … sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasanın 36 ve 10.maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım … sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve SSK’lı çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14/02/2007 gün ve E:2007/21-73, K:2007/71; 11.07.2007 gün ve E:2007/21-543, K:2007/541 sayılı kararları).
Davacının tesbitini istediği tarihler arasındaki 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmaları kısa süreli çalışma niteliğindedir. Ancak 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaları sona erdikten sonra tarımsal faaliyetinin devam ettiğini kanıtlayan, 31/08/2002 tarihinden sonra adına kayıtlı zirai taşınmaz bulunmadığı gibi, ilk prim ödemesi 05/05/2011 olup, ziraat Odası kaydı da 12/12/2009 tarihinde başlamaktadır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın davanın reddi yerine soyut nitelikteki tanık anlatımları ve zabıta araştırması sonucuna göre 31/08/2002-31/05/2011 tarihleri arasında davacının 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalığının tespitine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.