YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1895
KARAR NO : 2011/2428
KARAR TARİHİ : 17.03.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1.10.2008-25.8.2010 tarihleri arasında SSK sigortalısı olduğunun tesbitiyle, bu tarihler arasındaki … sigortalılığının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.10.2008-25.08.2010 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalısı olmadığının ve bu tarihler arasında 506 sayılı Yasa kapsamında primi ödenen günlerde 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının ; 01.01.998-07.09.2010 tarihleri arasında Ziraat Odasına üye olduğu, 27.01.1989-devam şeklinde Pancar Ekicileri kooperatifi, 15.05.2001-devam şeklinde tarım kredi kooperatifi kaydının bulunduğu, 1994,2000,2001,2002,2009 yıllarında prim kesintisi, 2002-2009 yılları arasında ürün teslimi yapıldığı, 2001-2006 yılları arasında ve 2009 yılında prim ödemeleri olduğu, ihtilaflı dönem içinde 22.09.2006-30.11.2007 tarihleri arasında 429 gün, 01.12.2007-31.12.2007 tarihleri arasında 30 gün, 05.01.2008-30.09.2008 tarihleri arasında 267 gün ve 06.11.2008 ve devamı şeklinde 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı çalışmalarının bulunduğu,2926 sayılı Yasa’ya göre 01.06.1995 tarihinde tescil edildiği, 21.09.2006 tarihinde terkin edildiği, 01.10.2008 tarihinde davalı Kurumca 5510 sayılı Yasanın 8 maddesi uyarınca resen yapılan işlemle ziraat odası kaydına dayanılarak yeniden tescil edildiği, tescilinin devam ettirildiği anlaşılmaktadır.
Sözü edilen sosyal sigortalılık, kişinin Anayasa’da ifadesini bulan temel sosyal haklardan olan sosyal güvenlik hakkına ilişkindir. Nitekim, Anayasa’nın 12. maddesine göre, herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Anayasa’nın 60. maddesinde ise, “herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, sosyal güvenlik hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı dokunulmaz ve feragat edilemez bir hak olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
5510 sayılı Yasanın 4/b-4 maddesinde bu ilke aynen benimsenerek tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları 92. maddesinde ise kısa ve uzun vadeli sigorta kapsamındaki kişilerin sigortalı ve genel sağlık sigortalısı olması, genel sağlık sigortası kapsamındaki kişilerin ise genel sağlık sigortalısı olmasının zorunlu olduğu, bu Kanunda yer alan sigorta hak ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmak, azaltmak, vazgeçmek veya başkasına devretmek için sözleşmelere konulan hükümlerin geçersiz olduğu bildirilmiştir. Bu haliyle sigortalı olmak, kişi bakımından sadece bir hak olmayıp, aynı zamanda bir yükümlülüktür. Bu nedenle, sigortalılık hakkından feragat edilemez.
Öte yandan, 5510 sayılı Yasa’nın 6/i maddesinde “Kamu idareleri hariç olmak üzere, tarım işlerinde veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu belgeleyenlerin bu kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından sigortalı sayılmayacağı”, 5510 sayılı Yasanın 8/3 maddesinde” tarımsal faaliyeti bulunanların kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıt tarihinden itibaren ilgili Kurum ve Kuruluş ve birliklerin sigortalı işe giriş bildirgesi düzenleyerek en geç bir ay içinde Kuruma vermekle yükümlü olduklarını, ayrıca tarımla uğraşanların kendilerinin de bildirim yapabileceklerinin” 5510 sayılı Yasanın 9/b-5 maddesinde “Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için, tarımsal faaliyetlerinin sona erdiği veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamına girdiği tarihten itibaren sigortalılığının sona ereceği” ve 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 17.4.2008 tarihli 5754 sayılı Yasanın 33.maddesi ile değiştirilen 5510 sayılı Yasanın” sigortalılık hallerinin birleşmesi” başlıklı 53/1 maddesinde ise “Sigortalının, 4. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde, öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı bildirilmiştir.
Uyuşmazlık davacının mülga 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olarak çalışmasının 30.09.2008 tarihinde sona ermesi nedeni ile 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Yasanın 8/2 maddesi uyarınca Ziraat Odası ve Tarım kooperatifleri kaydı bulunan davacının tarımsal faaliyeti nedeni ile tescil edildikten sonra 06.11.2008 tarihinde başlayıp devam eden 5510 sayılı Yasanın 4-a bendi kapsamında çalışmasının geçerli sayılıp sayılmayacağı ve 01.10.2008 tarihinde başlatılıp devam ettirilen sürelerde 5510 Sayılı Yasanın 4/b-4 maddesi kapsamında Tarımsal faaliyeti nedeni ile sigortalı sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Davacının,1.10.2008 -25.8.2010 tarihleri arasında Ziraat Odası,Pancar Ekicileri Kooperatifi ve Tarım Kredi Kooperatifi kayıtlarının devam etmesi tarım … sigortalısı olduğuna karinedir.Her ne kadar 5510 sayılı Yasanın 53/1.maddesi 1.3.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Yasanın 33.maddesi ile değiştirilerek (b) bendi kapsamındaki sigortalılık ile (a) bendi kapsamında sigortalılığın çakışması halinde (a) bendi kapsamındaki sigortalılığa geçerlilik tanınacağı şeklinde bir düzenleme getirilmiş isede 6111 sayılı Yasanın Geçici 33.maddesinde bu değişikliğin yürürlüğe girdiği,tarihten öncesi için uygulanmayacağı bildirildiğinden davacının önceden başlayan sigortalılığı tarım … sigortalılığı olduğundan davacının bu dönemde tarım … sigortalısı olarak kabul edilmelidir.
Yapılacak iş; 01.10.2008-25.8.2010 tarihleri arasındaki dönem yönünden 5510 sayılı Yasanın 9/b-5 maddesi uyarınca kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için, sigortalılığı sona erdiren haller olarak sayılan; tarımsal faaliyetlerinin sona erip ermediğini araştırmak, tarımsal faaliyetinin devam ettiğinin anlaşılması halinde yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olup olmadığını ilgili vergi dairesi ve Kurumlar aracılığı ile tespit ettirip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.