Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/2004 E. 2012/19648 K. 12.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2004
KARAR NO : 2012/19648
KARAR TARİHİ : 12.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01/10/1998-01/05/2003 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalı Kurum’un aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacının 01.10.1998 – 01.05.2003 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalı olduğunun ve 01.05.2003 tarihinden önceki döneme ait prim borçlarının yapılandırılmasına yönelik kazanılmış hakkının devam ettiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının 01.10.1998 – 31.05.2003 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine ve 4958 sayılı yasadan yararlanma hakkı bulunduğunun tespitine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 10.09.1998 tarihinde isteğe bağlı sigortalı olmak için Kurum’a başvurduğu, isteğe bağlı sigortalılık kapsamında hiç prim ödemediği, daha sonra 4958 sayılı Yasa’dan faydalanmak için 03.09.2003 tarihinde Kurum’a başvurduğu, Kurum’un 15.10.2003 tarihli yazısı ile davacıya; 30.06.2003 tarihine kadar tahakkuk eden toplam prim borcu ve nasıl ödeme yapacağı ile ilgili bilgi edinilmesinin gerektiğinin bildirildiği, ancak ödeme planının tebliğ edildiğine dair tebligat parçasının dosyada mevcut olmadığı, daha sonra davacının Kurum’a 02.05.2006 tarihinde 5458 sayılı Yasa’dan faydalanmak istediğini bildirdiği, ancak bu talebin ilk taksitlendirme talebindeki borçların ödenmediğinden bahisle reddedildiği, davacının 19.08.2008 tarihinde ise 5510 sayılı Yasa’daki yapılandırmadan faydalanmak için Kurum’a başvurduğu, davacının 20.08.1998 – 31.08.1998 tarihleri arasında zorunlu SSK sigortası bulunduğu anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 85. maddesinin 4842 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki hükmünde; isteğe bağlı sigorta primlerinin ödenmemesi, isteğe bağlı sigortalılığı sona erdiren nedenlerden biri olarak sayılmamışsa da; anılan maddede 4842 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle; 01.05.2003 tarihinden sonraki döneme ilişkin olarak isteğe bağlı sigortalı priminin art arda üç ay ödenmemesi isteğe bağlı
sigortalılığı sona erdiren bir neden olarak öngörülmüştür (506 sayılı Kanunun madde 85/D-c). Yine 4842 sayılı Kanunun 01.05.2003 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 34. maddesiyle 506 sayılı Kanuna eklenen geçici 85. maddesinin (c) bendinde; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten (01.05.2003) önce isteğe bağlı sigortalı olup da Kuruma prim borcu bulunanların, bu borçlarını 01.05.2003 tarihinden itibaren 6 ay içinde gecikme zammı ile birlikte ödemeleri hâlinde sigortalılıklarının devam edeceği, ancak bu süre içinde borcun ödenmeyen kısmına ait sürelerin sigortalılıktan sayılmayarak sigortalılığın sona erdirileceği bildirilmiştir. Yine, bu tarihten önce sigortalı olup da 01.05.2003 tarihinden sonraki süreye ilişkin olarak art arda üç ay prim ödemeyenlerin sigortalılıkları da, primi ödenmiş son ayın bitimi itibariyle sona erecektir.
Öte yandan, 29.07.2003 tarihli 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun Geçici 1.maddesinin (K) bendinde ise; 30.06.2003 tarihi itibarîyle Kuruma isteğe bağlı sigorta prim ve gecikme zammı borcu bulunmakla birlikte, anılan Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen 30 gün içinde Kuruma yazılı müracaat ederek borçlarını yeniden yapılandırma talebinde bulunan ve anılan maddede öngörülen yükümlülükleri yerine getiren sigortalılar hakkında; 506 sayılı Kanunun geçici 85. maddesinin (c) bendi hükmünün uygulanmayacağı bildirilmiş olup bu döneme ilişkin isteğe bağlı sigortalılık sürelerine geçerlik tanınmıştır.
Somut olayda; davacı 4958 sayılı Yasa’nın Geçici 1. maddesi (k) bendinden faydalanmak için 26.08.2003 tarihinde davalı Kurum’a başvurmuş, ancak davalı Kurum tarafından davacıya 30.06.2003 tarihine kadar tahakkuk eden toplam prim borcu ve ödemelerle ilgili bilgi edinmesi gerektiği bildirildiği halde davacı başvurusundan sonra prim ödemesi yapmamıştır. 4958 sayılı Yasa’nın Geçici 1. maddesi (k) bendinden yararlanılabilinmesi için hem süresi içerisinde başvurmak hem de maddede öngörülen yükümlülükleri yerine getirmek gerekmektedir. Ancak, davacı yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi 4958 sayılı Yasa’ya ilişkin başvurusunu takip etmeyerek 5 yıl sonra dava açmıştır. Davacının 4958 sayılı Yasa’dan faydalanmak için aradan 5 yıl geçtikten sonra dava açması iyiniyet kurallarına da aykırıdır. Bu durumda, davacının geçmişe yönelik olarak sigortalılık elde etmesi mümkün değildir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.