Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/2096 E. 2012/20381 K. 19.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2096
KARAR NO : 2012/20381
KARAR TARİHİ : 19.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, kurumca takibe yapılan itirazın iptali ile %40 inkar tazminatına hükedilmesine, 28/03/2004-05/07/2004 tarihleri arası çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı 2000 tarihinde davalı belediyede işe başladığını ve bugüne kadar hiç ara vermeksizin çalıştığını, davalı … tarafından 28.03.2004-05.07.2004 tarihleri arasındaki hizmetlerinin bildirilmediğini, ayrıca bu dönemleri kapsayan maaşlarının ödenmediğini, bu maaşların ödenmemesinden dolayı Aksaray 2. İcra Müdürlüğünün 2009/1222 esas sayılı dosyasıyla takip yapıldığını ancak davalı … tarafından itiraz edilerek takibin durduğunu, davalı … başkanlığının itiraz etmekte haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle takibe yapılan itirazın iptaline, takip miktarının %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve 28.03.2004 – 05.07.2004 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının hizmet tespiti ve itirazın iptali davalarının her iki davalılar yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
1-Davacının hizmet tespiti davası yönünden verilen karara ilişkin temyiz itirazının incelenmesinde;
Davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri Belediyeye aittir.Bu işyerinde çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıl ise de davacı ücretinin ödenmediğini iddia etmektedir.
Somut olayda davacının 28.03.2004-05.07.2004 tarihleri arasında geçtiğini iddia ettiği çalışmasının sağlıklı bir şekilde belirlenmesi amacıyla, işveren kuruluşun davacının çalıştığı dönemlerde görev yapan yetkili şef, amir, müdür gibi yetkili kişileri dinlenilmeden karar verilmiştir.
2-Davacının Aksaray 2. İcra Müdürlüğünün 2009/1222 esas sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptali davası yönünden verilen karara ilişkin temyiz itirazının incelenmesinde;
Davacının Aksaray 2. İcra Müdürlüğünün 2009/1222 esas sayılı dosyasında başlattığı icra takibi işçilik alacağının tahsiline yönelik olduğundan, itirazın iptali davası işçilik alacağı davası niteliğindedir.
HUMK’nun 46.maddesi(6100 sayılı HMK’nın 167.md) uyarınca yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için aralarında bağlantı bulunsa bile davaların ayrılmasına , davanın her safhasında karar verilebilir. Yine aynı yasanın 77.maddesinde( 6100 sayılı HMK’nın 30.md)Mahkemenin yargılamayı, mümkün olduğunca hızlı ve bir düzen içerisinde seyretmesini sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir.
Hizmet tespiti davalarının yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri oluşturulup bu davalar için özel bir ispat yöntemi öngörmemiştir. Hizmet tespiti davaların niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği için yargılamasının özel bir duyarlılık ve itina ile yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır.
İşçilik alacağı davasına gelince; bu tür davalar 4857 sayılı Yasa’dan kaynaklanmakta olup,işçilik alacağına esas alınacak hizmet saptandıktan sonra talep edilen işçilik alacağının hesaplanması gerekir.
Bu açıklamalardan olarak, hizmet tespiti ve işçilik alacakları davaları için izlenecek yöntem ve esas alınacak kıstaslar tamamen birbirinden farklıdır. Bu noktada her iki davanın tefrik edilmesi yargılamanın sağlıklı yürütülmesi için gereklidir. Ayrı ayrı açılıp görülmeleri gerekli bu tür davaların birlikte görülmeleri bu nedenle doğru görülmemiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2007/21-69 Esas ve 2007/55 Karar sayılı ve 07.02.2007 tarihli kararı da bu yöndedir.
Mahkemenin bu maddi ve hukuki olguları gözetmeksizin, birbirinden tamamen farklı iki davayı bir arada görmesi ayrıca hizmet tespiti davası bakımından eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş;öncelikle hizmet tespiti ile işçilik alacakları niteliğinde olan itirazın iptaline ilişkin davaları birbirinden tefrik ederek yargılamalarını birbirinden bağımsız olarak sonuçlandırmak, akabinde ise hizmet tespiti davası bakımından, davacının tarihleri arasında geçtiğini iddia ettiği çalışmasının sağlıklı bir şekilde belirlenmesi amacıyla, işveren kuruluşun davacının çalıştığı dönemlerde görev yapan yetkili şef, amir, müdür gibi yetkili kişilerini ve davalı işyerinde çalıştığı anlaşılan bordro tanıklarını dinlemek, gerekli görülürse Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurmak, dinlenen davacı ve davalı tanıklarının bu nitelikte olup olmadığını araştırmak, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
19/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.