Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/2146 E. 2011/5138 K. 02.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2146
KARAR NO : 2011/5138
KARAR TARİHİ : 02.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi

Davacı,18.4.1974-20.4.1982 tarihleri arasında zorunlu … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, 18.04.1974-20.04.1982 tarihleri arasında da zorunlu … sigortalısı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemizin araştırmaya yönelik bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının, 21.02.1990 tarihinde Kuruma intikal eden …’a giriş bildirgesi ile 18.04.1974 tarihi itibariyle, 18.04.1974-31.08.1987 tarihleri arasındaki vergi kaydına dayanılarak zorunlu … sigortalısı olarak tescil edildiği; davalı Kurumun, davacının Sosyal Sigortalar Kurumundan hizmet birleştirmesi ile yaşlılık aylığı talebinde bulunması üzerine, 18.04.1974-31.08.1987 ve 17.07.1990-04.08.1991 tarihleri arasında zorunlu … sigortalısı olması nedeniyle 5190 prim ödeme gün sayısının bulunduğunu 18.08.1998 tarihli yazıyla Sosyal Sigortalar Kurumuna bildirdiği ve Sosyal Sigortalar Kurumundaki 1314 gün ve 600 günlük askerlik borçlanması süresi de dikkate alınarak toplam 7104 ün üzerinden kendisine 01.11.1998 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı; ancak davalı …’un 22.01.2002 tarihli yazısı ile 18.08.1998 tarihli yazıda davacının hizmet süresinin yanlış bildirildiğini, davacının hizmet süresinin 20.04.1982-31.08.1987 ve 17.07.1990-04.08.1991 tarihleri arasında 2308 gün olduğu nazara alınarak işlem yapılması gerektiğini belirttiği, bu yazı üzerine davacıya bağlanan yaşlılık aylıklarının Sosyal Sigortalar Kurumunca iptal edilerek yersiz ödenen aylıkların geri istendiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davalı Kurumun, vergi kaydının da mevcut olduğu 18.04.1974-20.04.1982 tarihleri arasında, bu döneme ilişkin primler tahsil edilmiş ve Kurumca yıllarca kullanılmış ise davacının, anılan döneme ilişkin primleri ödediği iddiası da dikkate alınarak zorunlu … sigortalısı sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır. 06.02.1998 tarihli prim ekstresi göz önünde bulundurulduğunda, davacının 18.04.1974-20.04.1982 ve17.07.1990-04.08.1991 tarihleri arasında zorunlu … sigortalısı sayılması suretiyle 1990 ve 1991 yılında toplu prim ödemelerinin bulunduğu, bu döneme ilişkin prim borcu olmadığı gibi, fazla prim ödemesinin dahi olduğu, ayrıca davacıya, 01.11.1998 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığına göre bu tarih itibariyle, 18.04.1974-31.08.1987 ve 17.07.1990-04.08.1991 tarihleri arasındaki süre yönünden tüm prim borçlarını son prim ödeme tarihi olan 28.02.1992 tarihinde ödediği, davalı Kurumca 1992 yılında tahsil edilen bu primlerin uzun yıllar kullanıldığı görülmektedir.
Davalı Kurum’un geçmişe yönelik (uyuşmazlık konusu dönemi de kapsar şekilde) prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması ve daha sonra davacının sigortalılığını ve yaşlılık aylığını iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır. Sosyal güvenlik kurumlarının anayasal görevlerini yerine getirirken, sigortalılara karşı olabildiğince yasal haklarını hatırlatması ve bu durumlarını izlemesi zorunlu görev olarak ortaya çıkar. …’un bu anayasal sosyal güvenlik ödevinin gereği olarak, sigortalısını uyarmaması sonucu, primleri tahsil edilen sürelerin 1479 sayılı yasaya tabi zorunlu sigortalı olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.10.1997 gün ve E: 1997/10-578, K: 1997/758; 24.09.2003 gün ve 2003/10-489, 2003/490 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Yapılacak iş, davacının 18.04.1974-20.04.1982 tarihleri arasında da … sigortalısı olduğu esas alınarak davanın kabulüne karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 02.06.2011 gününde oy birliği ile karar verildi.