YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2485
KARAR NO : 2011/7888
KARAR TARİHİ : 11.10.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu boynunun kırıldığını ileri süren davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece,maddi tazminat yönünden dava atiye bırakıldığından karar verilmesine yer olmadığına. manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulü ile 8.000,00TL manevi tazminatın 24/02/2007 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermiştir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının, davalı …Ş. Işçisi olarak çalıştığı, 24//02/2007 tarihinde … arızasını gidermek için ağaç direğe çıktığı,ayakçığın deri kemerinin kopması sonucu düşerek yaralandığı, … Üniversitesi, … Tıp Merkezinde 24/02/2007-09/04/2007 tarihleri arası tedavi gördüğü, … Üniversitesi Hastanesi tarafından düzenlenen 12.08.2008 tarihil heyet raporunda Opera Servikal Disiokasyonu, BTA Ankisiyete Bozukluğu tanısıyla %9 oranıda sürekli iş göremez duruma geldiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde İş kazasının 4 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 nci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği bildirilmiştir.
Öte yandan, 5510 sayılı Yasa’nın 18 nci maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19 ncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı bildirilmiştir
Sigortalı yararına hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir.
Somut olayda iş kazası olduğu iddia olunan olayla ilgili olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca tahkikat yapıldığı,ve olayın işkazası olduğu sonucuna varıldığı, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tahkikata başlandığı ancak henüz sonuçlandırılmadığı, dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Öncelikle zararlandırıcı olayın iş kazası niteliğince olup olmadığının tespiti ön sorundur. İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanının doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında kurum taraf değildir.
Yapılacak iş; Sosyal Güvenlik Kurumundan müfettiş tahkikat raporunu ve Kurum Sağlık Dairesi tarafından sürekli iş göremezlik oranına ilişkin olarak verilen kararı istemek, SGK Başkanlığınca olayın iş kazası kabul edilmesi ve sürekli iş göremezlik kararının gönderilmesi halinde davacının manevi tazminat istemi hakkında karar vermek, olayın Kurumca iş kazası kabul edilmemesi halinde davacıya olayın iş kazası olduğuna yönelik işvereni ve SGK Başkanlığını hasım göstermek suretiyle tespit davası açmak üzere önel vermek,tesbit davasını bu dava için bekletici mesele mesele yaparak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı …Ş’nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,11.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.