Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/2713 E. 2012/11778 K. 21.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2713
KARAR NO : 2012/11778
KARAR TARİHİ : 21.06.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar ile davalılardan … Tic Ltd Şti, …Çimento San ve Tic AŞ. vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacıların tüm temyiz itirazlarını reddi gerekmiştir.
2-Davalıların temyizine gelince ;
Dava, 6.12.2003 tarihinde meydana gelen trafik-iş kazası sonucu ölen işçi …’ın eş ve çocuklarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalılar Tepecik Hak Yapı İnşaat Malzemeleri Nakliyat Eğitim Kurumları ve Turizm Ticaret Limited Şirketi ve … yönünden davanın reddine, davacıların maddi tazminat istemlerinin SGK tarafından bağlanan gelirlerle karşılandığından reddine manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Olay iş kazası olup, İş Hukuku ve sosyal güvenlik ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş aktinden doğan işçiyi gözetme ( koruma ) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu’nun 77. maddesinin açık buyruğudur.
İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işverenin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı kararı da aynı yöndedir )

Somut olayda, davacıların murisi …ın davalılardan … Limited Şirketinde hizmet sözleşmesi ile trasmikser sürücüsü olarak çalıştığı ve asıl işinin diğer davalı …Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.ne ait trasmikserle çimento nakil işi olduğu halde 6.12.2003 tarihinde binek otomobil ile şirket çalışanlarının yakınlarını otogardan almak üzere görevlendirildiği dönüş yolunda meydana gelen trafik kazasında öldüğü ,olay sonrası düzenlenen trafik kazısı tespit tutanağında ölenin 1.derecede asli kusurlu bulunduğu … Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/2597 E sayılı dava dosyasında alınan adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 16.6.2004 tarih ve 260 sayılı raporu ile de karşı araç sürücüsü davalı …’ın aracı ile nizami halde seyretmekte iken olay yerinde karşıdan gelen ve hatalı sollamada bulunan muris …’ı görmesi ile birlikte frene basarak sağ bankete yönelmek suretiyle kazayı önlemeye çalıştığı, alınabilecek tüm önlemleri almasına rağmen kazanın meydana geldiği, ölen sigortalının ise önündeki vasıtayı hatalı bir biçimde geçmek isterken karşıdan gelen vasıtaya çarparak olaya sebebiyet verdiği bu nedenlerle kazanın gerçekleşmesinde %100 oranında kusurlu bulunduğu tespit edilmiştir.Ancak olayın iş kazası olması nedeniyle tarafların kusur oranlarının İş Hukuku ve sosyal güvenlik ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulması gerekmektedir.
Somut olayda transmikser sürücüsü olarak işe giren davacılar murisi …ın ağır vasıta sınıfına dahil E sınıfı sürücü belgesine haiz olduğu Karayolları Trafik Kanunun 39 a-6maddesine göre E sınıfı sürücü belgesine sahip olan sürücülerin B sınıfı yani olayda olduğu gibi otomobil, C ve F sınıfı araçları da kullanabileceği açıktır.Bu yönü itibariyle murisin işveren tarafından otomobil kullandığı sırada ilave bir eğitime tabi tutulmasına ihtiyaç bulunmamaktadır.Gerek olay yeri tespit tutanağından gerekse Asliye Ceza Mahkemesince alınan Adli Tıp Trafik ihtisas dairesinin kusur raporundan trafik iş kazasının oluşumunda muris sigortalının %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olup işveren kusuru açısından illiyet kesileceğinden işverenin sorumlu tutulması düşünülemez. Her ne kadar hükme esas alınan 17.5.2010 tarihli heyet bilirkişi raporunda davalılar Aksansa Çimento A.Ş ve … Limited Şirketinin %50 oranında kusurlu bulunduğu tespit edilmiş ise de raporda İş Kanun 77.maddesi gereği ve İş Güvenliği Tüzüğünün bildirdiği esaslar dahilinde işverenin kusuruna ilişkin maddi vakalar ve yasal dayanaklar gösterilmemiştir.Bu nedenlerle hükme esas alınacak nitelikte değildir.
Hal böyle olunca zararlandırıcı olay kazazede işçinin kusurlu davranışı sonucu gerçekleştiğinden nedensellik bağı kesilmiş olup 27.3.1957 gün ve 1/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca istihdam eden davalıların sorumluluğuna gidilemeyeceği ortadadır
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davanın reddi yerine yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacılara yükletilmesine, 21.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.