YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2733
KARAR NO : 2012/17825
KARAR TARİHİ : 17.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVALILAR :
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Dava, davacının 01.11.1994-11.04.2006 tarihleri arasında son aylık 1.000.TL ücretle davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 01.11.1994-11.04.2004 tarihleri arasında davalı işyerinde, alacak davasında belirlenen son aylık ücretinin brüt 1.386.252.616.TL., önceki dönemlerin ise bu ücretin asgari ücrete oranlanması ile belirlenen ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının prime esas aylık kazancının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
506 sayılı Yasa’nın 79/10.maddesine göre ” Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun m. 288’de (HMK m.200) ‘de yazılı sınırları taşan ücret alma iddialarının, tespiti istenilen sürenin evvelinde ve sonrasında beyyine başlangıcı sayılabilecek ödeme belgeleri ve sair bu nitelikte bir belge yoksa, yazılı delille ispatlanması gerektiği açıktır. Hal böyle olunca, asgari ücretin üzerinde HUMK m.288 (HMK m.200) ‘de belirlenen sınırı aşan aylık ücretin kabulüne tanık sözlerine dayanılarak yasal olanak bulunmadığı ortadadır.
Somut olayda, davacının aylık ücreti hususunda dosyada ücret. bordrosu ve yazılı bir delil bulunmadığı gibi, tespiti istenen sürenin öncesi ve sonrasında yazılı belge veya beyyine başlangıcı sayılabilecek nitelikte bir delil de bulunmamaktadır.
Her ne kadar alacak davasıında tanık beyanlarına dayanılarak aylık net ücretin 1.000.00 TL olduğu sonucuna ulaşılmış ise de, bu dava hizmet tespiti davası için kuvvetli delil olup, kesin delil niteliği taşımamaktadır.
Öte yandan davacının yaptığı işin mahiyeti ve özelikleri dikkate alındığında asgari ücretin üzerinde ücret ödenmesini gerektirecek nitelikte olmadığı da dosyadan anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece davacının ücretinin çalıştığı tespit edilen dönemlerdeki asgari ücret olduğu kabul edilerek karar verilmesi gerekirken son aylık ücretinin brüt 1.386.252.616.TL., önceki dönemlerin ise bu ücretin asgari ücrete oranlanması ile belirlenen ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesi doğru değildir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … ve …’a iadesine, 17/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.