YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2965
KARAR NO : 2011/2432
KARAR TARİHİ : 17.03.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 2926 sayılı Yasaya göre sigortalı olduktan sonra SSK’ya tabi çalışmaları nedeniyle iptal edilen sürelerde Tarım … sigortalısı olduğunun ve 5510 sayılı Yasanın 24. maddesi uyarınca yapılandırmadan yararlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının 09.04.1985-01.04.1995 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olduğu günler dışında 2926 sayılı Yasa’ya tabi tarım … sigortalısı olduğunun ve prim borçlarının 5510 sayılı Yasa hükümlerince yapılandırılması gerektiğinin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulü ile, davacının 09.04.1985-01.04.1995 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olduğu günler dışında 2926 sayılı Yasa’ya tabi tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine, prim borçlarının 5510 sayılı Yasa hükümlerince yapılandırılması gerektiğinin tesbiti talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 25.07.2008 tarihinde süresi içinde prim borçlarının 5510 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılandırılması talebinde bulunduğu, talebinin Kurumca kabul edildiği, davacının ödeme yapmaması nedeniyle borçlanma işleminin iptal edildiği , Mahkemece verilen karar Yargıtay incelemesi aşamasında iken 6111 sayılı Yasa’nın 13.02.2011 tarihinde kabul edilerek 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği, bu Yasanın prim borçlarının yapılandırılması hükümlerini içerdiği anlaşılmıştır.
6111 sayılı Yasa’nın 12. Maddesinde,”(1) 2010 yılı Kasım ayı ve önceki aylara ilişkin olup bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahakkuk ettiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan;a) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan; sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi,b) Bu Kanuna göre yapılan başvuru tarihi itibarıyla ilgili mevzuatına göre ödenmesi
kadar yapılmış olanların, ödenmemiş taksit imkanı ortadan kalkmamış isteğe bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi,c) Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgili kanunları gereğince takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı,asılları ile bu alacaklara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.” 15. Maddesinde ise, ” (1) Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçları 5510 sayılı Kanunun geçici 24 üncü veya geçici 25 inci maddeleri uyarınca yeniden yapılandırıldığı halde, taksit ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmaları nedeniyle yeniden yapılandırma haklarını kaybetmiş olanlardan, yapılandırmaları oniki taksite sayısı dörtten fazla olmayanların; yapılandırmaları yirmidört taksite kadar yapılmış olanların, ödenmemiş taksit sayısı sekizden fazla olmayanların; bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar yazılı olarak başvurmaları halinde, bozulmuş olan yeniden yapılandırma anlaşmaları anılan Kanun hükümleri uyarınca yapılmış olan başvuru tarihi ve taksitlendirme süresi dikkate alınarak ihya edilir.(2) Bu Kanun uyarınca yeniden yapılandırma anlaşmaları ihya edilen borçluların, yeniden yapılandırma anlaşmalarının bozulduğu tarihten sonra 5510 sayılı Kanunun geçici 24 üncü ve geçici 25 inci maddeleri kapsamına giren borçları için bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar yapmış oldukları ödemeler, anılan Kanun hükümlerine göre mahsup edilir.(3) İhya veya mahsup işlemleri sonucunda süresi içinde ödenmediği veya eksik ödendiği anlaşılan taksit tutarlarının tamamının, ödeme süresinin sona erdiği tarihten ödemenin yapılacağı tarihe kadar her ay için Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya ait Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faiz oranına bir puan eklenmek suretiyle bulunacak faiz oranının bileşik bazda uygulanması sonucunda hesaplanacak faiz tutarıyla birlikte bu maddeye göre yapılan başvuru tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar ödenmesi halinde ilgili Kanunda öngörülen yeniden yapılandırma hükümlerinden yararlanılır. Bu fıkrada belirtilen ödeme yükümlülüklerinin söz konusu üç aylık süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi halinde yeniden yapılandırma hakkı kaybedilir ve yapılandırma işlemleri iptal edilir.(4) Bu madde kapsamına giren alacakların üçüncü fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemesi halinde, ihya öncesi duruma dönülerek ödedikleri taksit tutarları sosyal güvenlik mevzuatının ilgili hükümlerine göre borçlarına mahsup edilir.(5) 5510 sayılı Kanunun geçici 24 üncü veya geçici 25 inci maddeleri kapsamına giren borçları yeniden yapılandırılanlardan, yeniden yapılandırma haklarını kaybetmiş olup kapsama giren borçlarının tamamını sosyal güvenlik mevzuatının ilgili hükümlerine göre ödemiş olanlar hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. Borçlarını kısmen ödemiş olup bu maddeden yararlanmak için başvuranlara, daha önce ödemiş oldukları tutarlar iade edilmez, bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları saklı kalmak kaydıyla mahsup işlemi yapılmaz.(6) Bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların, bu maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır.” hükümleri düzenlenmiştir.
Kanunların geriye yürümesi konusunda mevzuatımızda genel bir düzenleme bulunmamaktadır. İlke olarak her yasa yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar. Bunun doğal sonucu da yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyeceklerdir. Ancak devam eden uyuşmazlıklarda, tamamlanmamış hukuki durumlara yeni yasa veya düzenleyici kural “derhal yürürlüğe girme” niteliği nedeniyle uygulanacak ve hukuki sonuçlarını
kadar yapılmış olanların, ödenmemiş taksit doğuracaktır. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesi değil ani etkisi söz konusudur. Sosyal güvenlik hukukunun ilgi alanı kamusal olup otoritesi kamu düzenini ilgilendirmektedir. Bu nedenle sosyal güvenlik hukuku ile ilgili yasalar yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurur. Bu açıklamalar karşısında 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Yasa’nın somut ihtilafa uygulanacağının kabulü gerekir.
Mahkemece davacının 09.04.1985-01.04.1995 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olduğu günler dışında 2926 sayılı Yasa’ya tabi tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine yönelik verilen karar doğru ise de, prim borçlarının yapılandırılmasına yönelik talebinin reddine dair verilen karar yönünden ,6111 sayılı Yasa’nın prim borçlarının yapılandırılmasına ilişkin hükümlerinden davacının yararlanma hakkının olduğu ve kesinleşmemiş devam eden eldeki tesbit davasının prim borçlarının yapılandırılması talebi olarak süresinde yapılmış başvuru olduğu kabul edilerek, diğer yararlanma şartlarının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.