Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/3586 E. 2011/3346 K. 11.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3586
KARAR NO : 2011/3346
KARAR TARİHİ : 11.04.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere temyizin kapsamına ve temyiz nedenlerine göre , davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, 25.7.2008 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu %46 oranında sürekli iş göremez duruma gelmesi nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesini istemiştir.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Somut olayda ise,açıklanan bu ilkelere ve davacının yaşı ile uğradığı iş göremezligin niteliğine göre davacı yararına 80.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 175.000.00-TL hükmedilmesi, ayrıca atiye terkedilen tedavi gideri talebi hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği halde mahkemece davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, temyiz nedeni yapılmaması nedeniyle kesinleşen hususlar gözetilerek düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinmesine, yerine;
‘’1-Davanın kısmen kabulü ile 24.126.85-TL maddi 80.000,00 TL manevi tazminatın 25.7.2008 olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
2-Alınması gereken 6.185,13 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 3.552.00-TL peşin harcın indirimi ile kalan 2.633.13-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.583.15- TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4- Kabul ve reddedilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafından yapılan 808.95.-TL yargılama giderinden; takdiren 347.84-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından atiye terk edilen tedavi gideri talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına, 1.100,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan maddi tazminat için 2.873,95 TL manevi tazminat üzerinden 8.320,00-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen maddi tazminat için 1.701,78 TL manevi tazminat için 8.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine’’ rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 11.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.