YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3838
KARAR NO : 2011/8273
KARAR TARİHİ : 18.10.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, 230.146.86 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacılar ile davalılardan ….Genel Müdürlüğü vekillerince istenilmesi ve davacı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.10.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacılar vekili Avukat … … ile davalılardan ….Genel Müdürlüğü vekili Avukat …. geldiler. Diğer davalı adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere kararın dayandığı gerektirici sebeplere, temyizin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre davalı TCDD Gn. Müdürlüğü ile davacı eş ve çocukların tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı anne ve kardeşlerin temyizine gelince; Dava, iş kazası sonucu ölen işçinin eş ve çocuklarının maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Yargılama sırasında davacılar dava dilekçesini ıslah ile maddi tazminat miktarını artırmış ve ayrıca dava dilekçesinde yer almayan, ölenin annesi ve kardeşleri ile birlikte manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır.
Mahkemece, davacı eş …’nin maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, sigorta tahsisleri peşin sermaye değeri ile karşılandığından davacılar … ve …’nin maddi tazminat istemlerinin reddine, davacı eş ve çocukların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, davacı anne ve kardeşlerin manevi tazminat isteminin ise: “ıslah yoluyla davaya yeni taraf katılımının sağlanamayacağından bahisle reddine” karar verilmiş ve bu karar süresinde davacılar ile davalılardan TCDD Gn. Müd. vekillerince süresinde temyiz edilmiştir.
Temyizin kapsam ve nedenlerine göre, yerel mahkemenin maddi tazminata ve davacı eş ve çocuklar yararına manevi tazminata ilişkin kararı yerindedir. Davacı anne ve kardeşlerin manevi tazminata ilişkin istemleri ile ilgili olarak kurulan hüküm ise hatalı olmuştur.
Gerçekten HUMK.’nun 83. ve devam maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya istem sonucunun değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir davanın açılması olanağı bulunmamaktadır. Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur. Öte yandan harca tabi davalarda her dava açılırken davalıdan başvurma harcı ile nispi harca tabi davalarda nispi karar ve ilam harcının dörtte biri peşin olarak alınır. Gerekli harçlar alındıktan sonra dava dilekçesi esas defterine kaydedilir ve dava, dava dilekçesinin esas defterine kayıt edildiği tarihte açılmış sayılır. İnceleme konusu olan bu olayda manevi tazminata ilişkin dilekçenin başvurma ve nispi harç yatırılmak suretiyle mahkemeye verildiği anlaşılmaktadır. Bu duruma göre de davacının ıslah dilekçesinde ileri sürdüğü, istemlerin yeni bir dava niteliğinde olduğunun giderek dilekçenin bu haliyle birleştirme istemli bir ek dava dilekçesi olarak kabulünün gerektiği ortadadır.
Mahkemece, Yukarda belirtilen maddi ve hukuksal olgular gözetilmeden davacılar …’nın manevi tazminat istemleri ile ilgili olarak olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, ıslah yoluyla davaya taraf katılamayacağından bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacılar …’nın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacılar yararına takdir edilen 825.00TL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, 18.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi