Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/4186 E. 2012/22503 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4186
KARAR NO : 2012/22503
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, 29/07/2006-30/10/2010 tarihleri arasında 5510 sayılı Yasanın 4/a kapsamındaki sigortalılığının geçerli olduğunun tespitiyle, bu döneme ilişkin 5510 sayılı Yasanın 4/b kapsamındaki sigortalılığının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı; 29.07.2006 – 30.10.2010 tarihleri arasındaki 5510 sayılı yasanın 4/a kapsamındaki sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine, bu döneme ilişkin 5510 sayılı yasanın 4/b kapsamındaki sigortalılığının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davacının 5510 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi kapsamındaki hizmet aktine bağlı çalışma süreleri ile çakışan 29.07.2006 – 15.10.2010 tarihleri arasındaki 5510 sayılı Yasa’nın 4/b maddesi kapsamındaki hizmet süresinin çakışması nedeniyle davacının mülga 506, 5510 sayılı yasanın 4/a kapsamındaki hizmet akdine bağlı çalışma sürelerine öncelik tanınmak suretiyle bu sürelerin geçerli sayılması ve tespiti ile bu dönemde çakışan mülga 1479 sayılı Yasa, 5510 sayılı Yasa’nın 4/b kapsamındaki sigortalılığının iptaline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 25.12.1984 – 31.12.1988 ve 01.08.1995 – 27.07.2006 tarihleri arasında ve 28.08.2006 tarihinden beri devam eden vergi kaydı, 26.02.1996 tarihinden beri devam eden oda kaydı ile 11.04.1996 tarihinden beri devam eden sicil kaydı bulunduğu, 25.12.1984 – 31.12.1988, 01.08.1995 – 27.07.2006 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğu, ayrıca vergi kaydının devam etmesi nedeni ile 02.06.2007 tarihi itibari ile tekrar 1479 sayılı Yasa kapsamına alındığı ve bu sigortalılığının devam ettiği, 31.07.2006 tarihinde 11.470,45 TL ve 18.10.2010 tarihinde 557,80 TL prim ödemesinin bulunduğu, SSK’lı çalışmalarının 29.07.2006 – 31.10.2006, 01.11.2006 – 01.06.2007, 03.07.2007 – 31.08.2007 , 01.10.2007 – 15.05.2008 , 01.07.2008 – 31.10.2008, 12.02.2009 – 21.08.2009, 01.09.2009 – 23.05.2010, 02.07.2010 – 15.10.2010 tarihleri arasında olduğu anlaşılmaktadır.
Sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp çakışan sigortalılık olarak adlandırılan böyle durumlarda zorunlu sigortalılıkların çakışması halinde sorun önceden başlayıp devam eden zorunlu sigortalılığa geçerlilik tanınarak çözümlenmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2001/21-627 Esas,2001/659 Karar ve 03.10.2001 günlü kararı ile, 2005/21-389 Esas,2005/430 Karar ve 29.06.2005 günlü kararlarında önceden başlayan sigortalılığın asıl sigortalılık olduğu özellikle belirtilmiştir.
Somut olayda; davacının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı 27.07.2006 tarihinde biten vergi kaydı nedeni ile sona ermiş, vergi kaydının 28.08.2006 tarihinde yeniden başlamasıyla tekrar başlatılmıştır. Ancak, her ne kadar davacının vergi kaydı yeniden 28.08.2008 tarihinde başlamaktaysa da 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık aynı tarih itibari ile başlatılmayıp 29.07.2006 – 01.06.2007 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık nedeni ile yeniden 02.06.2007 tarihinde başlatılmıştır ve halen devam ettiği anlaşılmaktadır. Davacının 506 sayılı Yasa kapsamında olan sonraki çalışması ise 03.07.2007 tarihinde başlamaktadır. Bu itibarla; davacının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı 02.06.2007 tarihinde başlayıp devam ettiğinden, önceki sigortalılığa geçerlilik tanınmalı ve bu tarihten sonraki 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığına değil 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığına geçerlilik tanınmalıdır.
Mahkemece; davacının sadece 29.07.2006 – 01.06.2007 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğu kabul edilip 02.06.2007 tarihinden sonra 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı sayılacağından bu tarihten sonrası için davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10/12/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.