YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4238
KARAR NO : 2012/22242
KARAR TARİHİ : 05.12.2012
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/07/1989-21/05/2008 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili ile … tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1–Mahkemece verilen 02.03.2011 tarihli karar davalılardan … vekilince süresinde temyiz edilmiş olup bilahare davalı asil temyiz talebinden feragat etmiş bulunduğundan, bu davalının vaki temyiz talebinin feragat nedeniyle REDDİNE karar verilmesi gerekmiştir
2) Davalı Kurumun temyizine gelince; dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
3) Dava, davacının 01.07.1989-21.05.2008 tarih aralığında davalıya ait Beşiktaş-Sarıyer hattında çalışan … plaka sayılı minibüste geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın hükümde belirtildiği şekilde kabulüne e karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79/10. maddesidir. Anılan madde gereğince çalışmaların tespit ve sigortalı hizmet olarak değerlendirilebilmesi için çalışmaların 506 sayılı Kanun’un 2. maddesi anlamında hizmet akdine dayalı olarak geçmesi koşuldur.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; dava konusu … plakalı aracın davalı işverene ait olduğu, davalının 506 sayılı Kanun kapsamında tescilli işyerinin olmadığı, davacının sigortalı hizmet cetvelinde dava konusu olan dönem içinde 20.01.1996-30.01.1996 tarih aralığında 11012732 sicil no’lu işyerinde geçen çalışmasının olduğu, bunun dışında başka çalışmasının olmadığı, dinlenen tanıkların davacının … plakalı minibüste çalışmalarını doğruladıkları, ancak davacının kime bağlı olarak ne şekilde çalıştığı
konusunda net bilgi veremedikleri, bir kısım tanıklar ise davacının söz konusu aracı başka dosyada davası olan kardeşi … … ile birlikte araç maliki olarak görünen davalı …’dan kiraladıklarını, aracın esasen davacı ile kardeşinin olduğunu, hat bedeli olarak aylık sabit bir kira bedeli olarak …’a hat bedeli ödediklerini, beyan ettikleri anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacının, davalı …’a ait … plakalı araçta bir süre çalıştığı sabittir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık bu çalışmaların kime bağlı olarak gerçekleştiği ve davalı işveren ile davacı ve başka dosyada davası olan kardeşi arasında kira akdinin olup olmadığına ilişkindir.
Davacı hizmet akdi ile davalıya bağlı olarak çalıştığını, davalı … ise aracın esasında davacıya ait olduğunu, … sayılı ticari plakanın kendine ait olduğunu, davacının kendi nam ve hesabına çalıştığını iddia etmektedir.
Uyuşmazlığın çözümü için “sigortalı” , “işveren”, “hizmet akdi”, “kira akdi” kavramlarının tartışılması gerekir.
506 sayılı Kanun’un 2. maddesinde bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu kanuna göre sigortalı sayılacakları, 4. maddesinde bu kanunun uygulanmasından 2. madde de belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişilerin işveren olduğu bildirilmiştir.
Olayda sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için sigortalılık niteliğini edinmenin koşulları üzerinde durulmalıdır. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için kural olarak hizmet akdinin çalıştırılana yüklediği edim işverene ait işyerinde görülmeli, çalıştırılan 506 sayılı Kanun’un 3. maddesinde belirtilen sigortalı sayılmayan kişilerden olmamalıdır.
Hizmet akdi; … sahibi ile işçi arasında yapılan belli veya belli olmayan bir süre içinde görülen … karşılığı ücret ödenmesini gerektiren bir sözleşmedir.
Hizmet akdinin unsurları;
1-Hizmetin belirli veya belirli olmayan bir zaman içinde görülmesi,
2-Hizmet akdinin konusu olan edimin işverene ait işyerinde yerine getirilmesi
3-Edimin ifası sırasında işverenin denetim ve gözetimi altında bulunması
4-Edimin ücret karşılığında yapılması ve ücretin zaman esası üzerinden saptanmasıdır.
Ücret zaman itibariyle olmayıp yapılan işe göre verildiği takdirde dahi belirli ya da belirli olmayan bir zaman için alınmış veya çalışılmış oldukça hizmet akdi yine mevcuttur. Hizmet akdinde emir ve talimat yetkisi işçinin çalışma yerinin, işe başlangıç ve sona eriş saatinin işverence tespiti biçimindedir.
Kira akdi, bir şeyden bedel karşılığı yararlanma ve kullanma hakkını veren ve iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Kiralayan kiralananın kullanma hakkını kira akdi süresince kiracıya verir ve kiracı da bunun karşılığında kararlaştırılan bedeli öder.
Kira akdinin unsurları;
1-Tarafların anlaşması,
2- Kullanılması kiracıya bırakılan kiralananın olması,
3-Kira bedeli ödenmesi.
Hizmet akdinin belirleyici ve ayırıcı unsurları zaman ve bağımlılıktır. Zaman ve bağımlılık unsurlarını birlikte gerçekleştirecek biçimde çalışmanın varlığı halinde aradaki ilişkinin hizmet akdine dayalı olduğunun kabulü gerekir.
Yapılacak …; yukarıdaki açıklamalar ışığında taraflar arasında kira akdi olup olmadığını araştırmak amacı ile, davanın kamu düzenini ilgilendirmesi nedeni ile, tarafların bildirdiği tanıkların dışında, dava konusu dönemde davacı ile aynı hatta çalışan diğer minibüs sahibi ve kahya tabir edilen yardımcıların tespiti ile resen belirlenen tanıklar dinlenip ilişkinin hizmet ilişkisi mi, yoksa kendi adına çalışmamı olup olmadığı tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenip çıkacak sonuca göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden …’a iadesine, 05.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.