YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4313
KARAR NO : 2012/21814
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, Kurum işleminin iptali ile 01/11/2008 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığının geçerli olduğunun tespitine, ödediği paraların iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı; 3201 sayılı Yasa’ya göre yurtdışı hizmetlerini borçlanarak bağlanan yaşlılık aylığının, Türkiye’de 1479 sayılı Yasa kapsamındaki çalışması nedeniyle iptal edildiğini, iadesi istenilen sağlık sigortası yardımları, tahakkuk ettirilen prim borçları ve iadesi istenen yaşlılık aylıklarının tarafından ödendiğini belirterek Kurum işleminin iptaline, 01.11.2008 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığının geçerli olduğunun tespitine ve davacının ödediği paraların iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir,.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 7.101 günlük 1479 sayılı Yasa kapsamındaki hizmeti, 600 günlük askerlik borçlanması ve 1.681 günlük yurtdışı borçlanması hizmeti nedeni ile davacıya 01.11.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının 10.02.1990 – 31.10.2009 tarihleri arasında vergi kaydı ve 17.09.1993 tarihinden beri devam eden oda kaydı ile 26.04.2005 tarihinden beri devam eden sicil kaydı bulunduğu, davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı tarihte davacının 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinin I/d bendine göre sigortalı olduğu, 5754 sayılı Yasa ile değişik 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesine göre; bu Kanun kapsamında aylık bağlananlardan yeniden çalışmaya başlayanların aylıklarının çalışmaya başladıkları tarihten itibaren kesilmesi gerektiğinin düzenlendiği ve Kurum tarafından davacıya bağlanan yaşlılık aylığının bağlandığı tarih itibariyle iptaline karar verilerek yersiz ödenen yaşlılık aylıklarının iadesinin istenildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık; yurtdışında geçen çalışmaların borçlanılması sonucu sigortalıya yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra, sigortalının Türkiye’de Sosyal Güvenlik Kurumlarına tabi olacak şekilde çalışması durumunda 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesi uyarınca yaşlılık aylığının kesilip kesilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Yasanın 6. maddesinin “B” bendinde “ Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan Türkiye’de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun sosyal güvenlik destek primi hakkındaki hükümleri, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için uygulanmaz. ” düzenlemesine yer verilmiştir. Her ne kadar, anılan Yasa’da 19.06.2010 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5997 sayılı Yasa’nın 15. maddesi ile yapılan değişiklikle, 3201 sayılı Yasa’dan yararlanmak suretiyle aylık bağlananların, Türkiye’de sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışabileceği belirtilmiş ise de yürürlük tarihi ve her yasanın kendi yürürlük döneminde uygulanması gerektiği gözetildiğinde, anılan değişikliğin davacı lehine uygulama olanağı bulunmamaktadır.
Mahkemece, 5997 sayılı Yasa’nın 15. maddesi ile 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesinde yapılan değişikliğin, yürürlüğe girdiği 19.06.2010 tarihinden önceki uyuşmazlıklara uygulanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle kurum işleminin yerinde olduğu gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur. (HGK 2012/211-196 Esas,2012/396 Kararda aynı yöndedir. )
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.