YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/435
KARAR NO : 2012/16787
KARAR TARİHİ : 08.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, zamanaşımı nedeniyle ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, 1021009.45 sicil numaralı iş yeri işvereni Ahmet Pulater’ in ölmesi nedeniyle kanuni mirasçısı olan oğlu …’e gönderilen 1998/15 takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, ödeme emirine konu 1996/11. Ve 1997/9. Aylarına ait prim borçları 3917 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 08.12.1993 tarihinden sonrasına ve 5198 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 06.07.2004 tarihi öncesine ilişkin dönemlere ait olup 6183 sayılı Kanunun 102. Maddesi ve devamındaki hükümlere göre 5 yıllık zaman aşımı hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacıya ödeme emrinin tebliğ olunduğu tarihe kadar olan dönemde 5 yıllık zaman aşımı süresinin gerçekleştiği, davacı yönünden zaman aşımını kesen herhangi bir işlemde bulunmadığı belirtilerek davanın kabulü ile 1998/15 sayılı ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 168. maddesine 16/06/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5904 sayılı Kanunun 35. maddesiyle eklenen cümlede “Şu kadar ki hazırlanan tarifede; genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir.” hükmü yer almaktadır.
Bu hükme göre davalı kurum aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerde hükmün vekalet ücretine ilişkin 3. bendi tamamen silinerek yerine “Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. gereğince 1000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine“ sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 08/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.