YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4836
KARAR NO : 2012/21951
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15/03/1995-15/04/2003 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının, davalı … Başkanlığına ait işyerinde 15.3.1995-15.4.2003 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen hizmetlerin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece , davanın kabulü ile 15.5.1995-31.12.1995 tarihleri arasında kuruma bildirilen süreler dışlanmak suretiyle 180 gün ve 15.8.1999-15.4.2003 tarihleri arasında davalı … Başkanlığına bağlı işyerinde çalıştığının tespitine karar vermiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 15.5.1995 tarihli işe giriş bildirgesi ile işyerine girişinin bildirildiği, hizmet cetveline göre, 1995/ 3 dönem itibariyle 30 gün çalışma bildiriminin yapıldığı ancak işten çıkış tarihinin 14.10.1995 olduğu, davalı dönem bordrolarında davacının 1995/2 de 120 gün, 1999/2 de 30 gün 1999/3 de 100 gün,hizmetinin göründüğü, ayrıca davacının işyerine girişine dair 15.5.1999 ve 15.1.2000 tarihli iki adet daha işe giriş bildirgesinin bulunduğu, ücret ödenmesine dair belgelerin tamamının celp edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı belirgin olarak, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79/10. maddesidir. Anılan madde gereğince çalışmaların tespit ve sigortalı hizmet olarak değerlendirilebilmesi için çalışmaların 506 sayılı Yasa’nın 2. maddesi anlamında hizmet akdine dayalı olarak geçmesi koşuldur.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 2. maddesine göre, hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu Yasaya göre sigortalı sayılırlar. Hizmet aktinin unsurları, hizmetin belirli veya belirli olmayan bir zaman içinde görülmesi, hizmet akdinin konusu olan edimin işverene ait işyerinde yerine getirilmesi, edimin ifasında işverenin denetim ve gözetimi altında bulunması, edimin ücret karşılığında yapılması ve ücretin zaman esası üzerinden saptanmasıdır.
Hizmet akdinde emir ve talimat yetkisi, işçinin çalışma yerinin işe başlangıç ve sona eriş saatinin işverence tesbiti biçimindedir. Hizmet akdinin belirleyici ve ayırıcı unsurları “zaman ve bağımlılık” dır. Başka bir anlatımla, “zaman ve bağımlılık” unsurlarını birlikte gerçekleştirecek biçimde çalışmanın varlığı halinde aradaki ilişkinin hizmet akdine dayandığı söz götürmez.
Öte yandan, davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşuna aittir. Kamu kuruluşlarında, çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır.
Somut olayda, davacının davalı işyerine, çaycı olarak işe girdiği ve 2000 yılından sonrada su deposu sorumlusu olarak işine devam ettiği yönündeki davacı tanıklarının beyanlarına rağmen davalı tanığı olarak bildirilen ve bordro tanığı olan tanıklardan birinin davalı dönemden sonra işe girmesi sebebiyle dava hakkında bilgisinin bulunmadığı, diğer tanığın davacının çalışmadığı yönünde, diğer tanığın ise çalışmayı doğrulayan beyanda bulunduğu, bu hali ile taraf tanıkları arasında çelişkinin ortaya çıktığı, davalı işyerinin kamu kurumu olmasına rağmen tüm ödemelerin belgelere dayanılarak yapılması gerektiği ancak davalı döneme ait tüm ödeme belgelerinin celp edilmediği ve taraf tanıklarının beyanları arasındaki çelişki giderilmeden ve bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği, resen araştırma yapılmasının gerekeceği gözardı edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak …, ihtilaflı dönemlere ilişkin tüm ücret bordrolarının celbi ile davalı işyerinin uyuşmazlık dönemine ait dönem bordrolarında çalışmaları bulunanlar içerisinden adları resen belirlenecek başkaca bordro tanıklarının beyanlarına başvurmak, bordro tanıklarının beyanlarının yetersiz olması durumunda davanın kamu düzenini ilgilendirdiği de dikkate alınarak araştırmanın genişletilip bu dönemlerde çalışması bulunan komşu işyeri işverenleri ve bu işverenler tarafından çalışmaları Kuruma bildirilen kimseler zabıta marifetiyle belirlenip beyanlarına başvurularak, davalı işyerinin kamu kurumu olması nedeniyle tüm ödemelerin belgeye bağlanması zorunluluğu nedeniyle davacının, anılan çalışmalarının, gerçekten olup olmadığı, davalı kamu kuruluşu kayıt ve ücret bordrolarından tespit edilmeli, bu tür belgelerde noksanlık varsa, bunun nedeni araştırılmalı, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle hizmet akdinin yukarıda öngörülen unsurlarının davacı yönünden gerçekleşip gerçekleşmediği hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı …’na iadesine, 03.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.