Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/4944 E. 2012/14807 K. 17.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4944
KARAR NO : 2012/14807
KARAR TARİHİ : 17.09.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 07.07.2001 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu uğradığı maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının birleşen davadaki maddi tazminat isteminin reddine, asıl davadaki manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulü ile 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığınca düzenlenen raporda zararlandırıcı olayın iş kazası olarak değerlendirildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığınca verilen raporda, sigortalının davaya konu yaralanması neticesinde % 42 oranında meslekte kazanma gücü kaybına uğradığının belirtildiği, mahkemece Bursa 2. İş Mahkemesi’nin 2005/650 esas 2007/720 karar sayılı dosyasındaki 18.07.2007 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı anlaşılmıştır.
Bursa 2. İş Mahkemesi’nin 2005/650 Esas 2007/720 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacısının Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı, davalısının … olduğu, davanın, kurumca sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirin, ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin ve kurumca karşılanan tedavi giderlerinin kusurlu işverenden tahsiline yönelik rücuan tazminat davası olduğu, iş bu davada alınan iş güvenliği uzmanlarından oluşan üç kişilik bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 18.07.2007 tarihli raporda, davalı işveren …’nun % 70, davacının % 30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece davanın kabulüne dair verilen 17.10.2007 tarihli kararın, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 28.05.2009 tarihli ilamı ile onanmasına karar verilerek kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.
Somut olayda mahkemece, Bursa 2. İş Mahkemesi’nin 2005/650 esas 2007/720 karar sayılı dosyasındaki 18.07.2007 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davalılardan …’nun % 70, davacının % 30 oranında kusurlu olduğunun, davalılardan Yusuf’un, davalı şirketin ½ ortağı olması nedeniyle davalı şirketin de aynı oranda sorumluluğu olduğunun kabul edildiği, ancak davalı … Mermercilik İnş.Taahhüt Ltd. Şti’nin rücuan tazminat davasında taraf olmadığı, bu nedenle o dosyada alınan kusur raporunun davalı şirketi bağlamayacağı değerlendirilmeden karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılması gereken iş, davalıların kusur oranlarının belirlenmesi için uzman bilirkişi heyetince inceleme yapılarak, davalı şirketin sorumluluğunun ne olduğunun bilirkişi raporu ile açıkça tartışılması ve çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 17.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi