Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/4986 E. 2011/6437 K. 19.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4986
KARAR NO : 2011/6437
KARAR TARİHİ : 19.07.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, temyiz edenin sıfatına ve temyizin kapsamına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 11.02.2000 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 65,00 oranında meslekte kazanma gücünü kaybeden sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen 24.12.2008 günlü kararın davacı ile davalılardan … tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce tarafların sair temyiz itirazları reddolunarak, maddi tazminatın hesaplanmasına esas alınacak ücretin belirlenmesine yönelik olarak bozulmuştur.
Yerel mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sırasında, davacı, davalılardan Gökhan Metal San Tic Ltd Şti’ne yönelik davasını atiye bıraktığını açıklamış ve hüküm altına alınacak maddi ve manevi tazminatlara olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi istemiyle ek dava açmıştır. Faiz istemine ilişkin ek davada birleştirme kararı verilerek yapılan yargılama sonunda, davalılardan ….. Metal San Tic Ltd Şti’ne yönelik davanın atiye bırakılması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne manevi tazminat istemi ile ilgili hüküm kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacının asıl alacak için açtığı davada faiz isteminde bulunmadığı durumlarda asıl borç ödenene kadar sonradan faiz için ayrı bir dava açmasının mümkün bulunduğu Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarındandır. Somut olayda da davacının manevi tazminat istemine ilişkin kurulan hüküm bozma dışı kalarak kesinleşmiştir. Bu durumda faiz istemi ile ilgili olarak ayrı bir dava açılması gerekir. Nitekim davacıda Kocaeli 1.İş Mahkemesinin birleşen davası ile faiz isteminde bulunduğu görülmektedir. Ne var ki Faiz istemi ile sonradan açılan davada dava dilekçesinde istemin konusunu oluşturan faiz miktarının belirtilmediği ve bunun karşılığı olan harcın yatırılmadığı görülmektedir. Mahkemece HUMK’nun 179/3 ve 75/2 maddeleri gereğince davacıya dava dilekçesinin konusunu oluşturan faiz alacağının miktarı açıklatılarak buna göre harcı tamamlattıktan sonra manevi tazminata yönelik faiz istemi hakkında bir karar verilmek gerekirken, manevi tazminatla ilgili faiz istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş bulunması isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 19.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.