Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/5045 E. 2012/17360 K. 15.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5045
KARAR NO : 2012/17360
KARAR TARİHİ : 15.10.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVACILAR : …

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar ile davalılardan … vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, 16.4.2006 tarihinde geçirdiği iş kazasında yaşamını yitiren sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece kısa kararda “Davacının 3 iş mahkemesinin 2008/440 sayılı dava dosyası ile açmış olduğu dava dilekçesi ile maddi tazminat talebinin reddine, birleşen 4 iş mahkemesinin 2010/593 Esas sayılı dava dosyasındaki manevi tazminatın kısmen kabul kısmen reddine, … için 15.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, … için 2.000 şer TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalı … Aş. Den tahsili ile davacılara verilmesine”, denilmek suretiyle hüküm tesis edilirken gerekçeli kararda “Davanın kısmen kabul kısmen reddine,Davacının 3 iş mahkemesinin 2008/440 sayılı dava dosyası ile açmış olduğu dava dilekçesi ile maddi tazminat talebinin reddine, Birleşen 4 iş mahkemesinin 2010/593 Esas sayılı dava dosyasındaki manevi tazminatın kısmen kabul kısmen reddine, … yönünden manevi tazminat olarak 15.000 TL nin olay tarihi olan 16/04/2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, … Bilir yönünden manevi tazminat olarak 2.000 TL nin olay tarihi olan 16/04/2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,denilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı görülmektedir.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysaki, 23.12.2010 günlü oturumda tefhim edilen kısa karar ile, gerekçeli kararın çelişkili olduğu zaptın ve kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır. Bu durumda, konuyla ilgili 10.4.1992 tarihli ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine 15/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.