Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/5050 E. 2012/15362 K. 24.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5050
KARAR NO : 2012/15362
KARAR TARİHİ : 24.09.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan … tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalı …’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 6.10.2001 tarihinde geçirdiği iş kazasında yaşamını yitiren sigortalı …’ın hak sahiplerinin(eş ve çocuklarının) maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; olayın SGK Başkanlığı tarafından iş kazası kabul edildiği, 27.10.2006 tarihli kusur raporunda %70 oranında dava dışı… Elk.İnş.San.Tic.Ltd Şti’nin ve Uzman Yapı Denetim A.Ş nin ,%10 oranında davalı …’in,%10 oranında davalı …’ın,%10 oranında ise kazalı sigortalı …’ın kusurlu olduğu,davalı …’ın ise anılan olayda kusurunun bulunmadığının belirtildiği,yine 12.1.2009 tarihli kusur raporunda %10 dava dışı Eko Medya Yayıncılık San.Tic.Ltd.Şti’nin,%60 oranında dava dışı… Elk.İnş.San.Tic.Ltd’nin, %10 oranında davalı …’ın ve %20 oranında kazalı sigortalı …’ın kusurlu olduğu,davalı …,davalı … ile dava dışı Uzman Yapı Denetim A.Ş nin olayda kusurunun olmadığının belirtildiği,iki rapor arasındaki kusur dağılımlarına ilişkin çelişkinin giderilmeden karar verildiği,ayrıca elektirik işi ile uğraştığı anlaşılan sigortalının ücretine ilişkin kendi meslek birliği yerine Türkiye Makina Mühendisleri Odasından sorulan ve asgari üçretin 4.72 katı olan ücrete değer verildiği anlaşılmıştır.
Zararlandırıcı olaya maruz kalan sigortalının maddi zararının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise; işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücret olduğu, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş ücret olmadığı Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.Yine iş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.
Somut olayda davacılar murisinin olay tarihindeki ücreti yeterli şekilde araştırılmadan İstanbul Ticaret Odası ve Türkiye Makina Mühendisleri Odasından sorulmak suretiyle ve neticeten asgari ücretin 4.72 katı gibi fahiş bir ücretin hükme esas alınması ve kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesi hatalırdır.
Yapılması gereken iş bu öncelikle iki rapor arasındaki kusur oranları bakımından oluşan çelişkinin giderilmesi için iş güvenliği uzmanlarından oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden davaya konu iş kazasında ilgililerin kusur oranları bakımından yeniden rapor almak, ayrıca yukarıda açıklandığı üzere davacılar murisinin ilgili meslek odasından yaşı, mesleki kıdemi, yaptığı iş, eğitim durumu belirtilerek emsallerinin ücreti araştırılarak gerçek ücreti de bu şekilde belirledikten sonra haksahiplerinin maddi zararını yeniden hesaplatmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı …’ın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.