Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/5163 E. 2011/7484 K. 03.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5163
KARAR NO : 2011/7484
KARAR TARİHİ : 03.10.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVACILAR : … vs. vek. Av. …

Davacı murisinin, 01.01.1999 başlangıç tarihli isteğe bağlı sigortası ile çakışan zorunlu … … sigortalılığının çakışma tarihi olan 01.01.1999 tarihinden sonrasının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının murisi …’nun 1.6.1998 tarihinde başlayan … … sigortalılığı ile 506 sayılı yasa kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılığının çakışması nedeniyle çakışma tarihi başlangıcı olan 1.1.1999 tarihinden itibaren muris …’nun … … sigortalılığının iptali istemine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacılardan … … murisi …’ya ait olmak üzere 1.6.1998-1.1.1990 tarihleri arasında … … sigortalısı olduğunun tespiti istemine dair davanın Ordu İş mahkemesinin 23.3.2007 tarih 2006/1504 esas 2007/218 karar sayılı kararı ile kabül ile sonuclandığı ,anılan bu kararın dairemizin 2007/11497 esas 2007/17355 karar sayılı kararı ile 15.10.2007 tarihinde onanarak kesinleştiği,davacılar murisi …’nun ölüm tarihine kadar devam eden Ziraat odası kaydı ve Kooperatif kaydının bulunmasına göre … … sigortalılığının … tarafından 20.12.2001 tarihine kadar devam ettirildiği,davacılardan … … 24.04.2008 tarihinde Ordu ili … İl Müdürlüğüne verdiği dilekçesi ile eşi …’nun yurt dışı calışmalarının mevcut olup … daki çalışmalarının yurt dışı calışmalarına terkinini istediği,Ordu İli Emniyet Müdürlüğünce davacıların murisi …’nun 10.01.1999-18.01.1999 tarihleri arasında yaptığı belirtilen yurt dışına giriş çıkış kaydı ve … seri no’lu pasaportun kime ait olduğunun tespiti bakımından yapılan araştırmada …’nun 10.01.1999-18.01.1999 tarihleri arasında yurda giriş cıkış kaydının bulunmadığı, … seri no’lu pasaportun ise … isimli kişiye ait olduğunun bildirildiği,mahkemenin gerekçeli karar içeriğinden sahte yurtdışı çalışma belgesi nedeniyle Ordu Ağır Ceza Mahkemesinde 2010/46 Esas numarası ile ceza davası acıldığı ve bu davanın halen görülmekte olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyadaki öncelikli hukuki sorun, davacıların murisine ait yurt dışı çalışmasının ve bu kapsamda müteveffa sigortalı …’nun 10.1.1999-18.1.1999 tarihleri arasında yurtdışına giriş çıkışının bulunup bulunmadığnın ve …’nun pasaportun sahte olup olmadığının tespitidir.Çünkü Türk Medeni Kanunu’nun 2.maddesi gereği “herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır” ve bu kapsamda öncelikli olarak Ordu Ağır Ceza Mahkemesinde 2010/46 esas numarası ile derdest olduğu anlaşılan sahteçiliğe ilişkin ceza davasının neticesini beklenerek, …’nun pasaportunda ve yurt dışına giriş çıkışında bir sahtecilik olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Eğer sahtecilik söz konusu ise T.M.K ‘nun 2. maddesi kapsamında iyi niyet söz konusu olamayacağından dava şimdiki gibi reddedilecektir.Aksi durumda ise yani …’nun pasaportunda ve yurt dışına giriş çıkışında bir sahtecilik olmadığının tespiti halinde ise 5510 sayılı Yasanın geçici 17.maddesini olayımızda tartışılarak karar vermek gerekecektir.Zira 5510 Sayılı Kanunun geçici.17 maddesi uyarınca; kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulacağı, prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyeceği ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmeyeceği belirtilmiştir.Somut olayda da sigortalı mirascılarının sigortalılık süresince prim ödemesi bulunmasına rağmen, bu ödemelerin cüz’i miktarlarda olduğu açıktır.Ceza davasındaki sahteciliğin kesinleşmesi durumunda yapılacak iş davalı Kurumdan davacı tarafından ödenen primlerin karşılığı sigortalılık süresi tespit edilerek 5510 sayılı Yasa’nın Geçici 17. maddesinin yürürlüğe girdiği 30.4.2008 tarihi itibariyle 5 yıldan fazla prim borcunun bulunup bulunmadığı tesbit edilerek oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 03.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.