Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/5789 E. 2011/8493 K. 24.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5789
KARAR NO : 2011/8493
KARAR TARİHİ : 24.10.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, ilk kesinti tarihinden 01.02.2004 tarihine kadar tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 1.2.2004 tarihinden sonra 2925 Sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık ile çakışan 2926 Sayılı Kanun kapsamındaki tarım … sigortalılığının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile Kurumcada kabul ve tescil edilen “davacının 1.8.1999 – 1.1.2004 tarihleri arasında 2926 Sayılı Kanun kapsamında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine” karar verildiği halde davacının 1.2.2004 tarihinden sonra tarım … sigortalılığın iptali talebi ile ilgili karar verilmediği görülmüştür.
Davacının 1993 yılında 75 gün sigortalı olarak çalıştıktan sonra 1.2.2004 tarihine kadar herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşunda sigortalı olarak tescil edilmediği, 1.2.2004 tarihinden itibaren 2925 Sayılı Kanun kapsamında tarım sigortalısı olduğu, 26.3.2010 tarihinde … … İl Müdürlüğü’ ne müracaata bulunarak prim kesintisinin yapıldığı tarihten başlayarak 2925 Sayılı Kanun kapsamındaki tarım sigortalılığının başladığı 1.2.2004 tarihine kadar tarım … sigortalılığın tespitini talep ettiği, davalı Kurumun davacıyı 1.8.1999 tarihinden dilekçe tarihine kadar 2926 Sayılı Kanun kapsamında tarım … sigortalısı olarak kabul ve tescil ettiği, davacının sattığı ürünlerden 1.2.2004 tarihinden sonra 2006, 2007, 2008, 2009 ve 2010 yıllarında prim kesintisi yapıldığı, davacının 25.5.2000 tarihinden itibaren ziraat odasına kayıtlı olduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
-2-
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
2925 Sayılı Kanun’ un 6.c maddesi; bu Kanuna göre sigortalı olanların sigortalılıklarının, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışmaya başlamaları nedeniyle prim veya kesenek kesilmeye başladığı tarihten itibaren, sona ereceğini belirtmektedir.
Mahkemece, davacının 1.8.1999 – 1.1.2004 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verildiği, halbuki bu dönemde davacının tarım … sigortalısı olduğunun davalı tarafından kabul ve tescil edildiği, yani karar verilen dönem ile ilgili uyuşmazlık olmadığı; davacının iradesinin hem 2925 Sayılı Kanun kapsamında tarım sigortalısı, hem de 2926 Sayılı Kanun kapsamında tarım … sigortalısı olduğu 1.2.2004 tarihi ile dava tarihi olan 27.4.2010 tarihi arasındaki tarım … sigortalılığının iptali yönünde olduğu, mahkemece bu dönem ile ilgili karar verilmediği görülmüştür.
Davacının 2925 Sayılı Kanun kapsamında tarım sigortalısı olduğu dönemlerde (1.2.2004 tarihi ile dava tarihi olan 27.4.2010 tarihi arası) tarımsal faaliyette de bulunduğu, bu nedenle 2006, 2007, 2008, 2009 ve 2010 yıllarında sattığı ürünlerden prim kesintisi yapıldığı, 25.5.2000 tarihinden beri ziraat odasına kayıtlı olduğu, buna göre 2925 Sayılı Kanun 6.c maddesinde belirtilen fiili durumun gerçekleştiği, o halde davacının 1.2.2004 – 27.4.2010 tarihleri arasında 2925 Sayılı Kanun kapsamındaki tarım sigortalılığının iptali ile 2926 Sayılı Kanun kapsamında tarım … sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.10.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava, davacının sattığı ürün bedelinden ilk prim kesintisinin yapıldığı tarihten 01.02.2004 tarihine kadar 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğunun tespiti ile 01.02.2004 tarihinden sonraki 2925 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğundan 01.02.2004 tarihinden sonraki 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 01.08.1999-01.02.2004 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 01.02.2004 tarihinde 2925 sayılı Yasaya tabi sigortalı olarak tescil edildiği, 2004 yılında 165 gün, 2005, 2006,2007, 2008, 2009 yıllarında 180 gün, 2010 yılında 45 gün sigortalı olduğu, 26.03.2010 tarihinde davalı Kuruma başvurarak ilk kesinti tarihinden 01.02.2004 tarihine kadar 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalı olarak tescil edilmesini talep ettiği, davalı Kurumca 2010 yılında yapılan bir işlem ile geriye doğru 01.08.1999 tarihi itibariyle 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalı olarak tescil edilip günümüze kadar sigortalı sayıldığı, davacının 31.03.2010 tarihinde Ziraat Odasına kayıt olduğu 15.07.1999, 15.06.2000, 15.06.2001, tarihlerinde ve 2002,2003,2004,2006, 2007,2008,2009 yıllarında sattığı ürün bedellerinden prim kesintisi yapıldığı, tescil edildiği 01.08.1999 tarihinden günümüze kadar 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalılık şartlarını taşıdığı açıktır.
Sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılığa cevaz verilmemiş olup bir kimsenin aynı anda iki ayrı sosyal güvenlik yasasına tabi sigortalı olması mümkün değildir. Çifte sigortalılık olarak adlandırılan bu sorun isteğe bağlı sigortalılıkla zorunlu sigortalığın çakışması halinde aslolan zorunlu sigortalılık olduğundan zorunlu sigortalığa değer verilerek çözümlenmektedir. 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalılık zorunlu, 2925 sayılı Yasaya tabi sigortalılık eylemli çalışmaya dayalı olmasına rağmen isteğe bağlıdır.
Ancak 2925 sayılı Yasaya tabi sigortalılık statüsü önceden oluşmuş olup 2010 yılında sonradan geriye doğru yapılan bir işlem ile mevcut sigortalılık statüsü bozulamayacağından ve sigortalılar yılda ancak 180 gün 2925 sayılı Yasaya tabi sigortalı olabileceklerinden davacının 2925 sayılı Yasaya tabi sigortalılığı iptal edilmeksizin 01.02.2004 tarihi ile dava tarihi olan 27.04.2010 tarihleri arasında 2925 sayılı Yasaya tabi sigortalılık süresi dışında 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalı sayılmalıdır.
Davacının 01.02.2004 tarihinden sonraki 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının iptalini istemine gelince;
30.04.2008 tarihinde bu yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın geçici 17. maddesinde ;”Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez.Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.” Anılan Tebliğ 14.01.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Yapılacak iş ; davalı Kurumdan davacının ödediği toplam prim miktarının 01.08.1999 tarihinden itibaren hangi tarihe kadar olan sürenin prim borcunu karşıladığını sormak davacının 01.10.2008 tarihine kadar olan sürede 5 yıl veya daha fazla süreye ilişkin prim borcu var ise sigortalılığını o tarih itibariyle durdurmak ve 01.10.2008 tarihine kadar olan sürede sigortalı saymamaktır. 01.10.2008 tarihinden itibaren Ziraat Odası kaydı bulunduğundan 01.10.2008 tarihinden 27.04.2010 dava tarihine kadar olan sürede 2925 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğu süre dışında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmelidir. Davacı 01.02.2004 tarihine kadar olan 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalılık süresine ilişkin prim borcunu 5510 sayılı Yasanın Geçici 17. maddesinde bildirilen şekilde Kuruma öder ve sigortalılık süresini bu şekilde ihya eder ise sigortalılığının durdurulduğu tarihten 01.02.2004 tarihine kadar olan sürede 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalı sayılması da mümkündür.
Mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun davacının 01.02.2004 ile dava tarihi olan 27.04.2010 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğu 2925 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının iptali gerektiği yönündeki bozma gerekçesine katılmıyorum.